Ali Ece ile futbolu ve hayatını konuştuk

KATEGORİ: Röportajlar

3 AÄŸu 2009

                              

Lig radyo ve Total Futbol ile tanınan Ali Ece ile futbol , football manager ve hayatı üzerine konuştuk.

Ali Ece kimdir ?
FourFourTwo yani namı diÄŸer 4-4-2 dergisi yazarı, yazı iÅŸleri müdürü, Lig Radyo yorumcusu programcısı, İlker Duralı, Fırat İşbecer ve Mehmet Ayan’ın yancısı, Skytürk yorumcusu…Dinar Bandosu gitarcısı, ortak söz yazarı bestecisi

Spor yazarlığı ve radyo yorumculuğuna ne zaman ve nasıl başladınız ?

Kendi çapımda spor yazarlığına 16 yaşındayken 1994 yazında baÅŸladım. Türkiye’nin katılamadığı 94 Dünya Kupası’nda İrlanda Cumhuriyeti’ni tutuyordum. Önce sadece İrlanda’nın maçları ile ilgili günlükler tuttum ama sonra yazdıkça kendimi çok mutlu hissettiÄŸimi fark ettim ve bütün takımlarla ilgili taktik, teknik, siyasi, kültürel yazılar yazmaya baÅŸladım. Sanırım yazı yazmaktan duyduÄŸum mutluluk küçükken uzun süre ağır kekeme olmamdan kaynaklanıyor. KekemeliÄŸim geçer geçmez de normal olarak çok konuÅŸup yılların acısını çıkarmaya baÅŸladım. İlk yorumculuk deneyimim de 1994 Eylül’ünde baÅŸladım, lisede (Saint Joseph o zaman erkek lisesiydi) saatlerce dünya futbolu, Liverpool, Cantona ve tabii ki bizim takımlarımız üzerine konuÅŸurduk. Saint Joseph erkek lisesiyken futbol çok önemliydi, tarihi bir baklava turnuvası vardır, birinci olan sınıf 15, ikinci 10, üçüncü sırada bitiren de 5 kilo baklava kazanırdı. Ben  Adalı futbolcular gibi bizim Türk futbolculara nazaran biraz fazla sert oynadığım ve oyundan atıldığım için birkaç yıl beni oynatmadılar, ben de diÄŸer oynamasalar da futbolu çok seven arkadaÅŸlarımla beraber okul hoparlörlerinden maç yorumları yaptım turnuva oynanırken! Yani ta o zamandan Türkiye’de herkesin kendi çapında yorumcu olduÄŸunu anladım! Hatta 1990 Dünya Kupası elemelerinde Türkiye ilk kez Tınaz Tırpan yönetiminde üst üste galibiyetler alıp finallerde iddialı hale geldiÄŸinde kendi çapımızda finaller için ÅŸarkı bile yazmaya kalkışmıştık! Daha sonra bir baÅŸka Dünya Kupası’ndan, 2002′den önce Yapı Kredi Yayınları’nda Enis Batur ve Barış Tut beni sadece edebiyat deÄŸil, ciddi ciddi futbol yazmaya yönlendirdiler. Her ÅŸey Barış Tut sayesinde baÅŸladı. Åžu anda FourFourTwo dergisinde onunla beraber yazıyor olmamız çok güzel benim için. Futbol her ÅŸeyden önce arkadaÅŸlıktır, kankalıktır, yoldaÅŸlıktır. Neyse, çenem daha da fazla düşmeden devam edeyim: 2002 Dünya Kupası için “Top Bir Dünyadır” adlı bir sergi düzenlemiÅŸtik, ben de o 3 ay boyunca Taksim’de İstiklal Caddesi’nde boy gösteren yabancı futbolcuların üzerlerindeki yazılarını yazdım. Daha sonra askerden gelince Vatan gazetesi spor servisinde iÅŸe girdim, pek de istemeden iddia yorumları yazdım, hatta eÄŸlenmek için hayali bir İngiliz yorumcu yaratmıştım: Andrew Curtis, tabii ki öyle birisi yoktu, o bendim ve insanlar pek tutturamasam da İngiliz diye onun yorumlarını çok beÄŸeniyorlardı! Ülkemizdeki birçok iÅŸyerinde olduÄŸu gibi sigortasız çalıştırdıkları için çocukluk arkadaşım Gökmen Özdemir’le ters düştüm ve iyi bir kavgadan sonra lanet olsun bu iÅŸe deyip futbol yazmayı, yorumlamayı bir süre bıraktım. Ama futbol yazarlığı, yorumculuÄŸu beni bırakmadı. BiriktirdiÄŸim birkaç kuruÅŸla babamdan da destek alarak Moda’da bir müzik stüdyosu açtım ama her sabah iÅŸe gidince ilk yaptığım BBC’nin sitesinden Liverpool ve Premier Lig’le ilgili haberleri, yorumları okumak oluyordu. Bir süre sonra Barış Tut, yeni çıkacak bir dergiden bahsetti: F dergi! F dergiye ilk yolladığım yazıdan sonra “Siz ne isterseniz yazın ama yeter ki sürekli yazın” dediler. F dergi’nin benim için çok ayrı önemi var. Bazı sayılar var, takma isimlerle neredeyse o sayının tamamını yazmışım! Ayrıca geç de olsa insanlara emeklerinin gerçek karşılığı olan paralarının eksiksiz yatırıldığı ülkemizdeki ender spor basını organlarından birisiydi. Ahmet Altan’ın siyasi görüşlerine tamamen katılmıyorum ama F dergi gibi bir projeyi hayata geçirdiÄŸi için çok büyük saygı duyuyorum. F’den sonra gerisi çorap söküğü gibi geldi diyebilirim: Vatan’dayken Türk futbol yazar ve yorumcu sınıfının kalitesi yerlerdeydi hatta yerin bile altındaydı; George Best’in, Johan Cruyff’un kim olduÄŸunu bile bilmeyen palavrasporcular mutlak egemendi. FourFourTwo’ya F dergi kapandığı için geçtim, bir süre sonra da Mehmet Ayan, Lig Radyo’da program yapmamı önerdi, baÅŸladım gerisi geldi. İlker Duralı bu süreçte çok önemli rol oynadı. İlker, Fırat İşbecer ve Mehmet Ayan’dan baÅŸta “sakin olmak” üzere çok ÅŸey öğrendim. Skytürk iÅŸi de Berfu HaşıoÄŸlu ve Mustafa Sapmaz’ın sayesinde baÅŸladı sonra Lig Radyo ve FourFourTwo ekibi Skytürk’te Total Futbol’da birbirlerine eklemlendi. Beni en çok mutlu eden ÅŸu: Sadece kendim gibi davranıp ne düşündüğümü ne hissettiÄŸimi sansürsüz söyleyerek insanlar beni sevdi. Program yapmadan yıllar önce de dışarıda da Pascal Nouma, George Best tişörtleri, siyah bandımla dolaşıyordum, programda da yapay takım elbiseler giymek yerine sokaktaki gibiyim, bu harika bir ÅŸey!

Hangi takımı tutuyorsunuz ?

En zor soru bu! Türkiye’de dededen, babadan sülaleden BeÅŸiktaÅŸlıyım. Kadıköy yakasında bir     apartmanın tamamının BeÅŸiktaÅŸ bayraklarıyla donanması görülmüş iÅŸ deÄŸil ama Eceler Apartmanı var, bizim aile apartmanı. BeÅŸiktaÅŸ Çarşı’da bile daha BeÅŸiktaÅŸlı bir apartman yoktur herhalde! Üstelik Fenerbahçe’de basket, Galatasaray Üniversitesi’nde yıllarca futbol oynadım. Sinan Engin efendi, Alaattin Çakıcı’yı kulübün antetli kağıtlarıyla yurt dışına çıkarttığında askerdeydim, herkesin yattığına emin olup küçük bir odaya kendimi kitledim ve sabaha kadar aÄŸladım!

Geçen ilkbaharda Karşıkaya haberi yapmaya gidip taraftarları gördüğümden beri Karşıyaka’yı da tutuyorum sanırım ama Göztepe’ye hiçbir düşmanlığım yok. İnÅŸallah ikisi birden Süper Lig’e çıkarlar.

İngiltere’de çok sıkı bir Liverpool’luyum. Hayatımda bir kez canlı izledim, efsanevi 2005 finalinde ama benimkisi sanırım küçüklükten gelen bir Liverpool aÅŸkı ve o gece o efsaneyi yazmasalardı da bu kadar fanatik bir Liverpool’lu olurdum. Küçükken yılda bir kez Süt Kupası finali olurdu ve İrlandalı oyuncuların birçoÄŸu (Staunton, Aldridge, Whelan, Houghton) Liverpool’da oynardı, bir yandan da The Beatles, Liverpool ÅŸehrinden, daha ne olsun! Liverpool’u tutmasam kesin Manchester United’ı tutardım o da ayrı bir gerçek. Ezeli rakibe karşı gizli ama önüne geçilemez bir sempati duyuyorum, sanırım Alex Ferguson ve Eric Cantona, George Best, Ryan Giggs gibi efsanelerden kaynaklanıyor, bir de Liverpool’dan sonra Ada’da en iyi müzik grupları Manchester’dan çıktı (The Stone Roses, The Smiths, Joy Division, New Order, Happy Mondays).

İskoçya’da takımım Glasgow Celtic. 1967 yılında Ada’nın ilk Avrupa ÅŸampiyonu olmalarıyla 1967 yılında saykodelik rock’ın, AÅŸk Yazı’nın patlaması çok tesadüf olamaz ya! Celtic’i gerçekten de çok seviyorum çünkü 1888′de fakir insanların açlıktan ölmemeleri için para toplamak amacıyla kurulmuÅŸ bir futbol takımı. Aslında Hibernian ve Aberdeen baÅŸta olmak üzere Rangers hariç tüm İskoç takımlarını çok seviyorum. Takımının kazandığı taça Åžampiyonlar Ligi’nde ÅŸampiyon olmuÅŸ gibi sevinen, mutlu olan insanları nasıl sevmem ki? Futbolu bu kadar çok ve bu kadar karşılıksız sevmiÅŸ baÅŸka bir ülke yok: İskoçya Dalglish-Souness döneminde bile Dünya Kupası ve Avrupa Åžampiyonası’nda birinci turu geçemedi ama Avrupa’da futbolun en sevildiÄŸi, en doya doya ve katıksız yaÅŸandığı ülke. Rangers’tan nefret etmemin sebebi Celtic’li olduÄŸum için deÄŸil, ne de olsa Katolik deÄŸil Müslümanım. Ancak Rangers’lıların yıllarca sadece protestan olmadıkları için insanları oynatmamaları, diÄŸer din ve mezheplere karşı söyledikleri ayrımcı ÅŸarkılar gerçekten de futbolun yüz karası. 2008 UEFA finalinden önce taraftarlarının yaptıkları çirkinlik ve iÄŸrençliklerin futbolda yeri yok. 2003 finalinde kaybeden taraf olan Celtic taraftarları UEFA tarafından yılın en centilmen ve insancıl taraftar topluluÄŸu seçilmiÅŸlerdi. Daha küçüklükten doÄŸru tercih yaptığım için çok mutluyum. Ayrıca Rangers’lıları baÅŸta Aberdeen’liler olmak üzere İskoçya’da kimse sevmez çünkü herkese o kadar ayrımcılık yapmışlar ki! 1800′lerin sonunda kurulmuÅŸ bir takımda ilk ayan beyan katoliÄŸin 1990′lara doÄŸru oynaması ne demek? Futbolun apartheid’ı, Mandela öncesi Güney Afrikası gibi.

Ayrıca Liverpool’un ezeli rakibi Everton’a karşı da büyük sempatim var, sanırım Merseyside derbisi dünyanın en güzel, en örnek alınması gereken insancıl derbisi, futbolun gerçek yüzü: Maçları bir arada beraber izlemek, diÄŸerinin acısını hissedebilmek, dolaysız, çıkarsız empati kurmak, bildiÄŸin rakip olmak ama kardeÅŸ kalmak!

Fransa’da Marsilya, İspanya Ligi’nde Barcelona, Dünya Kupası’nda Türkiye yoksa İrlanda Cumhuriyeti, Cezayir ve İskoçya diÄŸer tuttuÄŸum takımlar. Türkiye katılmıyorsa Almanya, İtalya’lara karşı mutlaka Hollanda forever, Johan Cruyff’un hatırına. 

Tuttuğunuz takıma karşı yazılarınızda veya yayınlarınızda ne kadar duyarlısınız ?

Şöyle bir duyarlılığım var: Bir basın mensubu eÄŸer “Ne de olsa benim takımım, yazmayayım da zarar görmesin” diye o gün yazması gerekeni yazmıyorsa zaten uzun vadede takımına karşı en büyük günahı iÅŸler. Yazılmayanlar birikir, yanlışlar büyür ve sonunda da Sinan Engin gibiler yıllarca takımımızı mahvederler.

Takip ettiğiniz yerel,yabancı kaynaklar ,ligler , spor yazarları ve takımları paylaşırmısınız ?

UÄŸur Meleke hem harika bir yazar, hem de bir o kadar da harika bir insan. Ayrıca o futbolcu diye milyonlarca dolar alan bir sürü adamdan çok daha iyi futbol oynuyor! Her sabah ilk iÅŸ UÄŸur Meleke’nin yazdıklarını okurum sonra Atilla Gökçe yazmış mı yazmamış mı diye merak ederim. Atilla Abi yazmamışsa o sabah ne yapar eder bir İslam Çupi yazısını arÅŸivden bulur okurum. Sonra tek tek bütün bildiÄŸim internet bloglarına bakarım. FourFourTwo ekibinden Erdem Kabadayı, Kaya Adalı ve Hilal Gülyurt’un yazılarını, Mustafa Sapmaz’ın günlük yorumlarını asla kaçırmam. Zaten İlker Duralı, Mehmet Ayan ve Fırat İşbecer ile sürekli “yorumlaÅŸma” halindeyiz. KeÅŸke Mehmet Ayan biraz Premier Lig, La Liga da izlese de onlar üzerine de sohbet edip kapışabilsek! Her ne kadar kısa bir süre l’Equipe’te staj yapmış olsam da benim Fransa’daki favorim açık ara France Football’dür. World Soccer da süper bir dergidir, KaradaÄŸ Ligi’nden Zimbabve Milli Takımı’na kadar her ÅŸey o dergide var. FourFourTwo’nun İngilizce sayıları da çok güzel. 1995-2000 arasını okudukça yeniden yaşıyorum böylece hafızam da her daim taze kalıyor. BBC’nin sitesindeki ve Liverpool’un resmi sitesindeki forumlar da çok zihin açıcı oluyor. Ayrıca Simon Kuper, Tanıl Bora, Mihir Blose, Cem Dizdar ve Bağış Erten de en çok severek zevk alarak okuduÄŸum futbol yazarlarından. Güntekin Onay, Ersin Düzen çok severek izlediÄŸim yorumcular, programcılar. Ayrıca The Times gazetesinde futbolculuÄŸunda deli gibi sevdiÄŸim Tony Cascarino spor yazarı, yani bir baÅŸka açıdan bakınca idollerimden biriyle meslektaşım! Bundan daha güzel ne olabilir cidden? Bir de mutlaka bizim palavraspor gazetelerinin baÅŸlıklarını okuyorum, bence Avrupa Yakası vs halt etmiÅŸler onların yanında, bir gün gülmekten ölmekten korkuyorum ama onların çok sattığını gördükçe yaptığım meslekten nefret ettiÄŸim anlar oluyor! Nasıl da sadece para için halkın, insanların duygularıyla bu kadar vicdanızca oynayabiliyorlar! Salvador Dali bile böylesine sınırsız bir gerçeküstücülüğün karşısında resmi bırakırdı. Bence o yalan ötesi haberlerin çoÄŸunu uyuÅŸturucu içerek yazıyorlar, hem de bali falan herhalde çünkü gerçekten bu kadar da kopabilmek normal ÅŸartlarda imkansız.

Futbol dışında hangi spor dallarını takip edersiniz ?

Küçükken uzun yıllar basketbol oynadım ama aslında hep futbolcu olmak istemiÅŸtim. Yugoslavya ülkelerinin (Hırvatistan, Bosna, KaradaÄŸ, Sırbistan vs) maçları varsa basketbol izlerim ama çok fazla alacalı bulacalı bulduÄŸum NBA’yi sevmem pek. Yine de NBA, eÅŸitlikçi salary cap transfer uygulamasıyla tüm dünyaya harika bir örnek. Eskiden tenis de çok severdim ama Martina Navratilova ve Steffi Graf’ta kaldım! Ayriyeten Six Nations’taki rugby, futboldan sonra en sevdiÄŸim spor.

Türkiye’den beğendiniz teknik direktör ve futbolcular kimlerdir?

Reha Kapsal, ErtuÄŸrul SaÄŸlam, Nurullah SaÄŸlam, Celal Kıbrızlı, Mustafa Denizli, milli takım döneminde Ersun Yenal! Euro 96, 1. Galatasaray ve Fiorentina döneminde Fatih Terim’i de çok beÄŸenirdim, o maçları kazandıktan sonra tribünlerin arasında eÅŸi Fulya hanımı araması harikaydı, Rocky’nin “Adrian”ı araması gibi, Euro 96′ya kaldığımız maçtan sonraki sahneleri asla unutamam. Eski futbolculardan bir numaram Feyyaz Uçar, sonra Rıza Çalımbay, Rıdvan Dilmen, Deli Nezihi, Recep Çetin, UÄŸur Tütüneker, Cüneyt Tanman, Prekazi… Hakan Şükür de bir ara harikaydı eÄŸer Blackburn’de kalsaydı Niall Quinn misali global bir efsane olurdu ama Galatasaray’ı bu kadar çok sevmesi de büyük saygı duyduÄŸum bir ÅŸey. Yenilerden Arda ve Batuhan’dan sonra en çok Volkan Åžen’i beÄŸeniyorum. Daha genç oyunculardan BeÅŸiktaÅŸlı Necip ve soyadı Åžentürk olan altyapıdaki oyuncu da müthiÅŸ yetenekliler.

Batuhan’ın saha dışında yaptıklarını tasvip etmiyorum ama o yaÅŸta onun konumunda olan birçok insan bu ülke ÅŸartlarında öyle davranır, o yüzden çok ağır eleÅŸtirmemeye çalışıyorum. Ne de olsa bizim ülkemizi yıllardır yönetenlerin kalitesi ortada, Batuhan’ın yaptıklarına biraz da o baÄŸlamda bakmak lazım. Ayrıca Nobre’den 10 kat iyi bir santrfor ama Mustafa Denizli tabii ki benden çok daha iyi bilir.

Turkcell Süper Lig takımlarımız çok iyi transferler yaptılar.Sizce bu sene lig kalitesi nasıl olacak ?

Geçen sezon da çok kaliteliydi, bu sezon daha da kaliteli olacak. Bizde futbolcular ve teknik adamlar gayet kaliteli, kalitesiz olan yönetim anlayışı ve yönet(emey)enler! Bu oyunun taraftarların oyunu olduğunu, bir kulübün geçici yöneticilere ve para babalarına değil halka, taraftarlara ait olduğunu anlamaları gerekiyor!

Bu sene Turkcell Süper Lig’e hangi takımlar ve oyuncular damga vuracaktır?

Arda, Elano, Ernst, Dos Santos, Volkan Åžen, Batalla, Couceiro! Colin Kazım’ın Daum yönetiminde iyi oynayacağını düşünüyorum. Güiza’nın da ama 100 gol bile atsa Fenerbahçe’deyken “Ben büyük bir takımda oynamak istiyorum” diyen bir adamı sevmem, sevemem. Bu Türk futboluna çok büyük hakarettir! Sen de kimsin be adam, bu takımda Pierre Van Hooijdonk, Uche, Hogh, Brian Steen Nielsen, Dalian Atkinson, Roberto Carlos ve Alex oynadı!

Turkcell Süper Lig takımlarının bu seneki formalarını beğendiniz mi ?

Bazılarını evet, bazılarını hayır. Renk renk formalar olması güzel bence ama sadece taraftarlara satmak için kel alaka renkler olması tam ülkemizin yerinde saymasına neden olan oryantal bürokratik kapitalizmin berbat bir yansıması. Favori formalarım BeÅŸiktaÅŸ’ın 100. yıl Hakkı Yeten Retro forması, Galatasaray’ın parçalısı, Fenerbahçe’nin Nezihi dönemindeki çubuklusu.

Ali Ece denince ilk akla gelen Total Futbol oluyor.Blog siteniz oluyor.Ne zaman blog yazmaya başladınız ?

F dergi kapandıktan sonra başladım.

Total Futbol blog adresi : http://aliece.blogspot.com/

Blog yazarlığının şuanki noktaya gelmenizdeki faydaları nelerdir ?

Onu insanlar değerlendirebilirler. Ben blogu belli bir amaçla yazmıyorum. 1994 Düya Kupası dönemi ülkemizde internet yoktu kağıtlara yazardım şimdi internet var bloga!

Takip ettiğiniz diğer blog yazarları kimlerdir ?

O kadar çok var ki biraz evvel kesip yapıştırıyım dedim ama 200bin vuruşluk yer yok herhalde bu röportajda! Hepsi zaten blog bağlantılarımda mevcut.

Yeni blog yazarlığına başlıyacak arkadaşlara ne önerirsiniz ?

Hemen başlayın!

FourFourTwo dergisindeki yazılarınızda bloglara yer ayırıyor musunuz ?

Tabii ki! Bir sayfa sadece bloglar için var. İki tanıtım yazısı bir de konuk yazar, herkesi bekliyoruz. 500′er vuruÅŸluk tanıtımlar ve 3500 vuruÅŸluk konuk blog yazıları: ali.ece@442dergi.com

Flying Dutchmen ve Ligue 1/Glasgow MaÄŸusa ekipleri saÄŸolsunlar sürekli yazıyorlar FourFourTwo’ya.

Yazılarına güvenen bilgili genç arkadaşlara şans tanıyor musunuz kendilerini göstermeleri için ?

Sürekli. Herkese kapımız açık. Okuyucuyken yazı yollayıp sürekli yazar olan çok kiÅŸi var FourFourTwo’da.

Bildiğimiz kadarı ile Football Manager oynuyorsunuz.Keşfettiğiniz oyuncular oldu mu ?

Son yıllarda Sinan Bolat var ki kendimle gurur duydum Sinan milli takıma seçildiğinde! Zafer Yelen, Ceyhun Gülselam da 2 yıl önce keşfettiğim isimler. FM/CM benim için hayat memat meselesidir! Keşke günler 48 saat olsa 24 saat sadece FM/CM oynayabilsem!

Football Manager oyununda büyük takımları mı yoksa küçük takımları mı tercih ediyorsunuz?

Daha çok kendi tuttuÄŸum takımları alıyorum. Lig Radyo’da geçenlerde bir dinleyici harika bir mesaj attı: “BeÅŸiktaÅŸ, Åžampiyonlar Ligi ÅŸampiyonu olunca Ali Ece ne yapar: CM’yi kapatır” Aslında yanlış cevap çünkü hiç uyumamak uÄŸruna kapamam. Hele ÅžL ÅŸampiyonu olduysam ki BeÅŸiktaÅŸ’ı 9 sene üst üste Türkiye Ligi 2 yıl üst üste de ÅžL ÅŸampiyonu yapmışlığım var. Bir screen shot var kız arkadaşımın bilgisayarında size yollayacağım! Bazen her CM/FM’ci gibi benim de gerçek-oyun algılarım karışıyor. 1999′da Wigan’a gittiÄŸimde meydanda “E hani benim heykelim yok, bu takımı Premier Lig’e çıkarıp FA Cup’ı kazandırdım, bu ne vefasızlık” demiÅŸtim kendi kendime. Küçük takımları çalıştırmak çok zevkli cidden. En son Milwall’u çalıştırdım kulübün oyuncu izlemek için scout yollayacak parası bile yoktu ama 3 yılda League 1′den Premier Lig’e çıktık, çok zevkliydi. Sonra Liverpool’dan teklif gelince hayır diyemedim tabii!  

Football Manager oyununu oynama amacınız nedir ? Eğlence için mi yoksa oyuncu veritabanından yararlanmak için mi ?

Her ikisi de deÄŸil birincil amacım. Ben hep futbolcu olmak istedim, yetenekliydim de ama aile, okul, rock’n'roll derken olmadı. Gitar çalarken sigara içebiliyorsun ama 90 dakika futbol oynarken içemiyorsun o yüzden gitarı tercih etmiÅŸtim! Bu yüzden en çok olmak istediÄŸim ÅŸey teknik direktör. CM/FM’de iÅŸin içinde para yok, baskı yok; sana “hoca moca deÄŸil” diyen kara cahil adamlar yok, daha güzel teknik direktörlük olur mu?

Son olarak spor yazarlığı yapmak veya radyo yorumcusu olmak isteyen arkadaşlara ne önerirsiniz?

Kendiniz olun! 

Röportaj için teşekkür ederiz…

Benzer yazılar

Ali Ece ile futbolu ve hayatını konuştuk için 5 Yorum

Avatar

Anıl Güzelankara

22 Eylül 2009 at 21:10

Ya muhteşem bi röportaj tebrik ediyorum sizleri :)

Avatar

burak gül

12 Ekim 2009 at 05:39

ali eceye bayılırım…çok bilgili ve bjk hakkında hislerimi sözlü olarak yansıtan tek spor duayeni….kendisinin baÅŸarısının devamını diliyorum.bende onun gibi yazar olmak lig radyoda görev almak isterdim ama aile baskısı sonucu olmadı…özgüven ekliÄŸi yaÅŸamama neden oldular…yaÅŸ 18 meslek lisesi bitirdim ama teknik olarak çalışacağımı hiç düşenemiyorum.stajımı ÅŸiÅŸli belediyesinde yaptım.gariptirki bende müzikle alakılıydım..Ton maister lık yapıyordum.ama mutsuzum…keÅŸke önüme bir ÅŸans çıksa diyorum çünkü ÅŸuanki halimle bu ÅŸansı meydana getirebilcek durumda deÄŸilim…spor aşığı olarak yaşıyacağım.ama sadece izleyici olmak bana çok koyuyor..SİZ siz olun! kesinlikle idealiniz olan mesleÄŸi seçin…daha az para kazanabiliyor olabilirsiniz ama hergün lanet okuyarak bir iÅŸte vakit öldüremezsiniz.bu hem iÅŸinize hemde ruhsal saÄŸlınıza zarar getirir…meslek liselerine gitmeyin benden bir tavsiye…mutlaka ideallerinizin peÅŸinden koÅŸun..

Avatar

ARİF ŞAHİN

18 Kasım 2009 at 22:45

Yaklaşık 6 aydır lig radyo ve ekibini zevkle dinliyor,bütün yorumcuların ve radyo programcı arkadaşları ilgiyle takip ediyorum. Ali ecede severek takip ettiğim bir radyocudur. Özellikle anlatımındaki eşsiz yorumu ve futbol bilgi ve kültürü,tabiki birde beşiktaşlı olması ona karşı sevgimizin artmasındaki önemli bir etken.mehmet ayan,fırat işbecer,ilker duralı ve ali ece gibi Türkiyenin kaliteli spor programı yapan 4 ası olduktan sonra günlerimiz daha bir coşkulu ve futbola karşı daha duyarlı ve mantıklı olmamızı sağlıyorlar.hepsini çok seviyor ve başarılarının DAİM olmasını diliyorum.

Avatar

demet ekin

20 Ocak 2010 at 09:42

ali bey sizi çok severek dinliyorum bu işte sizden iyisi bence yok çok başarılısınız

Avatar

gökmen murat yalçın

30 Mart 2010 at 22:36

kendisi daha önce bu soruya cevap vermiştir.Ama ben yinede sormak istiyorum
liverpool- beşiktaş şampiyonlar liğinde karşılaşmışlardı her maç için duyguları nelerdir merak ettim .teşekkür ederim

Yorum Formu

» Ali Ece ile futbolu ve hayatını konuÅŸtukSahaya çıkmadan idman.org'a uÄŸrayın.

Spor Dalları

 

 

 

 

Günün Videosu

Ajda Pekkan'dan İstiklal Marşı sürprizi
  • josef: ee lyon bu yılların acısını çıkardı. [...]
  • mariker: teÅŸekkür ederim.. [...]
  • gökmen murat yalçın: kendisi daha önce bu soruya cevap vermiÅŸtir.Ama ben yinede sormak istiyorum liverpool- beÅŸiktaÅ [...]
  • Memo: Moritz'in golü süpermiÅŸ... [...]
  • Memo: Gerçekten insan üzülüyor Galatasaray adına ama Antalyaspor hakketmiÅŸti... [...]