<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>idman.org &#187; Röportajlar</title>
	<atom:link href="http://www.idman.org/category/roportajlar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.idman.org</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 31 May 2010 12:13:12 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Fırat İşbecer ile keyifli sohbet</title>
		<link>http://www.idman.org/firat-isbecer-ile-keyifli-sohbet.html</link>
		<comments>http://www.idman.org/firat-isbecer-ile-keyifli-sohbet.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 13:29:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Fırat İşbecer]]></category>
		<category><![CDATA[Galatasaray Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Robert Kolej]]></category>
		<category><![CDATA[verkac]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idman.org/?p=65</guid>
		<description><![CDATA[                          
Röportaj serimize Lig radyo ve SkyTürk yorumcusu olan Fırat İşbecer ile devam ediyoruz. Fırat İşbecer&#8217;le futbol, blog yazarlığı ve hayatı üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.
* Fırat İşbecer kimdir ? Lig Radyo&#8217;da çalışmaya başlayana kadar neler yapmıştır ?   
Istanbul Yeşilköy’de doğdum. Semtimde geçen ilkokul yıllarımdan sonra Robert Kolej’e devam ettim. Lise yıllarımda okul gazetesinde yazarken Gazetecilik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>                          <img src="http://www.idman.org/resim/firatisbecer.JPG" alt="" width="275" height="231" /></p>
<p>Röportaj serimize Lig radyo ve SkyTürk yorumcusu olan Fırat İşbecer ile devam ediyoruz. Fırat İşbecer&#8217;le futbol, blog yazarlığı ve hayatı üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.</p>
<p><strong>* Fırat İşbecer kimdir ? Lig Radyo&#8217;da çalışmaya başlayana kadar neler yapmıştır ?   </strong></p>
<p>Istanbul Yeşilköy’de doğdum. Semtimde geçen ilkokul yıllarımdan sonra Robert Kolej’e devam ettim. Lise yıllarımda okul gazetesinde yazarken Gazetecilik ilgimi çekmeye başladı. Bu yüzden liseden sonra Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni tercih ettim.</p>
<p><span id="more-65"></span></p>
<p>Üniversite yıllarında Türkiye’nin ilk teknoloji radyosu olan Radyo Kozmos’ta çalışmaya başladım (Yıl 2000). O günlerde radyoda teknoloji üzerine haber hazırlıyor, roportajlar yapıyor, “Oldies” isimli programımda da 50’ler ve 60’ların müziklerini (çoğunlukla Rock’n Roll) çalıyordum. Teknoloji yazılarım aynı zamanda Hürriyet Gazetesi’nin 15 günde bir çıkan E.Yaşam ilavesinde yayınlanıyordu.</p>
<p>Yine aynı  dönemde okuldan arkadaşlarla kurduğumuz “Verkac.org” adlı Türkiye’nin ilk futbol blog sitesinde yazılar yazmaya başladım.</p>
<p>2004 yılında herşeye bir ara vererek Fransa’da yüksek lisans yapmaya karar verdim. Universite Paris 1 – Sorbonne’da “Jeopolitik” üzerine hem master eğitimi aldım, hem de bir süreliğine bir ekonomik kalkınma enstitüsünde çalışma imkanı buldum.</p>
<p>2006 yılında yurda döndüm, yazılım &amp; teknoloji sektöründe çalışmaya başladım. Aynı zamanda 2006’dan beri Lig Radyo’da ve Mart ayından beri SkyTurk’te program yapıyorum.</p>
<p><strong>* Futbola bu kadar büyük ilgi nereden geliyor ? </strong></p>
<p>Daha 7 yaşındayken rastladığım bir şampiyonluk kutlamasında insanların arabalarının  üzerine çıkarak sevinmeleri çok ilgimi çekmişti. Bir de aileye tepki olarak futbolu sevdim zira babam dahil kimse futbol’un “f” sinden anlamaz. Tabii bunlara ek olarak Meksika 86 &#8211; Maradona da diyebilirim.</p>
<p><strong>* Futbol oynadınız mı  ? </strong></p>
<p>Hep gazozuna oynadım, hatta birçok kez 105*68 ölçülerinde sahalara bile çıktım ama iyi bir futbolcu olduğumu söyleyemem. Genelde futbol yeteneklerimin ötesinde hareketler yapmaya çalışmam arkadaşlarım tarafından tepkiyle karşılanmıştır, bir de yerlerde sürünen bir kondisyon faktörü var tabii&#8230; Bu yüzden yıllar içerisinde sol beke mahkum edildim. Övgüyle bahsedebileceğim tek özelliğim solak olmam diyebilirim, Arif Erdem misali nadiren ceza sahası dışından goller atmışlığım da vardır. Lig Radyo’da yorumcu olmam bile bazen mahalle maçlarında yedek soyunmamı engelleyemiyor!</p>
<p><strong>* Futbol dışında hangi spor dallarını takip edersiniz ?  </strong></p>
<p>Tüm sporları  az çok takip ediyorum. Kış sporlarına bayılırım. Ben bizzat uzun yıllar kayak yaptım, 4 sene üst üste Üniversitelerarası şampiyonalara katıldık. Erciyes, Palandöken ve Uludağ’daki organizasyonlar çok keyifli olurdu, tabi Istanbul üniversiteleri genelde sıralamada çuvallardı ama Erzurum Atatürk, Erciyes ve Uludağ üniversiteleri kupaları hep silip süpürürdü.</p>
<p><strong>* Türkiye’nin en iyi radyocuları  kimler sizce ? Tabii spor radyocularını kastediyorum..</strong></p>
<p>Radyonun özel ve farklı bir mecra olduğunun bilincinde olan spor yorumcusu çok az&#8230; İlker Ateş’i ben hep çok sevmişimdir. Ayrıca Mehmet Ayan’ın bende katkısı çok büyüktür, kendisi hakiki bir radyocudur.</p>
<p><strong>* Takip ettiğiniz yerel,yabancı  kaynaklar ,ligler, spor yazarları ve takımları paylaşırmısınız ? </strong></p>
<p>Yaklaşık 20 tane favori blog sitem var, hep göz gezdiririm. Goal.com’ da bizim eski Verkaç ekibi yazıyor o yüzden takip ederim, Goal.com’ un global sitesi de iyidir. Kaçırdığım yurtdışı maçlarının videolarını izlediğim siteler var (hayat kurtarıyorlar). Bazı son dakika haber siteleri var çok işimize yarıyor (<a href="http://maraton.com.tr/" target="_blank">Maraton.com.tr</a>, <a href="http://ligtv.com.tr/" target="_blank">ligtv.com.tr</a> gibi..) Uefa.com, IFFHS, Bert Kassies’ in sitesi, bi ara RSSSF çok takip ederdim. The Guardian, Telegraph iyidir. Türk Futbolu isimli yahoogroup var. Daha sayabilirim J</p>
<p><strong>* Sizi en çok etkileyen taraftar grubu hangisi ?  </strong></p>
<p>Panathinaikos’ u ve GATE 13’ü başarılı buluyorum. Apostolos Nikolaidis stadı tam bir cehennemdi ama bıraktılar orayı&#8230;</p>
<p><strong>* Türkiye’den beğendiniz teknik direktör ve futbolcular kimlerdir ? </strong></p>
<p>Yerlilerden gidelim, Hikmet Karaman’ı çalışkanlığından dolayı, Güvenç Kurtar’ ı hümanist olmasından dolayı, Abdullah Avcı’yı da komple bir teknik direktör olmasından dolayı beğeniyorum.</p>
<p>Futbolcu olarak, Sercan Yıldırım bence süper&#8230; Özer Hurmacı’ dan da ilginç şeyler bekliyorum.</p>
<p><strong>* Avrupa’da beğendiniz teknik direktör ve futbolcular kimlerdir ? </strong></p>
<p>En başta Arrigo Sacchi, sanırım bizim jenerasyona futbolu sevdiren adamdır. Arsene Wenger ile aramda bir aşk &amp; nefret ilişkisi var. Hakikaten çok nefretlik bir adam, ama bir o kadar da süper tarafları var. Lippi ve Hitzfeld’in yerleri çok başka&#8230; Bir de Ali Ece kızmasın ama eskilerden Beckenbauer.</p>
<p>Futbolcu olarak, ben de Selim Soydan’ın Figo’yu izlemesi gibi Messi’yi izledim beğendim. Yalnız Arsenal’deki Dennis Bergkamp, Inter’deki Vieri, Lazio’daki Crespo ve Barcelona’daki Ronaldo’nun hastasıydım.</p>
<p><strong>* Blog tutuyor musunuz ? Takip ettiğiniz bloglar var mı ?</strong></p>
<p>6 sene boyunca blogun kralını tuttuk. Verkac.org, Türkiye’de bir ilkti. Çok önemli isimler çıktı oradan, kurucu editörümüz Erhun Geyisi yıllardır gazetecilik yapıyor, şimdi sinema sektörüne el atan Hakkı Kurtuluş var, NTV Spor’da programlarda gördüğünüz futbol bilginleri Ali Murat Hamarat, Mustafa Taha. Lig Radyo’nun kadrolu yorumcusu Nurullah Bakır. Türkiye’de futbol ekonomisi üzerine yüzlerce makale yazan Tuğrul Akşar ve şu an doktorasını yapan Burak Cop gibi isimler yazıyordu orada.. Şu aralar kapadık Verkaç’ı biraz ara verdik.</p>
<p><strong>* Lig radyo da internette en çok aktif olan kişi sizsiniz herhalde ? Hangi sitelerde takılmayı  seviyorsunuz ? </strong></p>
<p>Şu aralar Twitter moda, FriendFeed var tabi, Digg.com severim. Facebook olmazsa olmaz. Bu sitelerde arkadaşlarım tarafından paylaşılanlar zaten beni her gün yüzlerce farklı adrese sürüklüyor. Google Reader var, faydasını görüyorum.</p>
<p><strong>* Football Manager oynuyormusunuz ?  </strong></p>
<p>96-04 arası  faal olarak CM oynardım. Son zamanlarda ihmal ediyorum.</p>
<p><strong>* Football Manager oyununda büyük takımları mı yoksa küçük takımları  mı tercih ediyorsunuz ?  </strong></p>
<p>Gelecek vaat eden orta-alt düzey takımları  alıp tepelere çıkarmak en keyiflisi. Bugüne kadar Bristol City ile güzel işler yapmışlığım vardır, bir kere de Hakkarispor ile Şampiyonlar Ligini almıştım. Ama efsane 1996 Juventus kadrosuyla da önüme gelene 8-9 tane attığım bir oyun da hatırlıyorum.</p>
<p><strong>* PlayStation’la aranız nasıl ?  </strong></p>
<p>İyidir, PES’çiyim. Fifa fazla simülasyon geliyor..</p>
<p><strong>* Favori takımınız hangisi ?  </strong></p>
<p>London FC diyorlar ya hani oyunda.. Chelsea..</p>
<p><strong>* Meslek hayatınızda başınıza gelen en ilginç olay neydi ?  </strong></p>
<p>UEFA Finali’nde Saraçoğlu’nda dolaşırken Franz Beckenbauer’ e rastladım, iki kişi sahayı inceliyorlardı, 10 dakika sohbet ettik, yanındaki adama Kaiser ile fotoğrafımı çektirdim, meğersem UEFA başkan yardımcısıymış, CL kurasında.</p>
<p><strong>* Son olarak bu işi düşünen arkadaşlara ne önerirsiniz ?  </strong></p>
<p>Çalışkan olmak lazım, özgün içerik üretip onu güzel aktarabilmek çok önemli.. Kendinizi satmadan önce içeriğinizi satın, ürettiklerinizi sunun ve değer verdiğiniz insanların feedback’lerine çok ama çok önem verin.</p>
<p><strong>Röportaj için teşekkür eder ve başarılar dileriz…</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idman.org/firat-isbecer-ile-keyifli-sohbet.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ali Okancı ile keyifli röportaj</title>
		<link>http://www.idman.org/ali-okanci-ile-keyifli-roportaj.html</link>
		<comments>http://www.idman.org/ali-okanci-ile-keyifli-roportaj.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Aug 2009 02:44:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Okancı]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Okancı ile röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Kanal 24]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idman.org/?p=57</guid>
		<description><![CDATA[                        
Spor spikeri ve programcısı Ali Okancı ile futbol, blog yazarlığı ve oyunlar hakkında keyifli röportaj gerçekleştirdik.
* Spor spikerliği ve programcılığına ne zaman ve nasıl başladınız ?
Mesleğe 1999 yılında TV8’de muhabir olarak başladım. Spikerliğe ve programcılığa ise 2000 de yine TV8’de. 

* Futbola bu kadar büyük ilgi nereden geliyor ?
Dünya’daki ilgiyi soruyorsan futbol hayat, içinde yaşamın tüm [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>                        <img src="http://www.idman.org/resim/aliokanci.jpg" alt="" width="338" height="162" /></p>
<p>Spor spikeri ve programcısı Ali Okancı ile futbol, blog yazarlığı ve oyunlar hakkında keyifli röportaj gerçekleştirdik.</p>
<p><strong>* Spor spikerliği ve programcılığına ne zaman ve nasıl başladınız ?</strong></p>
<p>Mesleğe 1999 yılında TV8’de muhabir olarak başladım. Spikerliğe ve programcılığa ise 2000 de yine TV8’de. </p>
<p><span id="more-57"></span></p>
<p><strong>* Futbola bu kadar büyük ilgi nereden geliyor ?</strong></p>
<p>Dünya’daki ilgiyi soruyorsan futbol hayat, içinde yaşamın tüm entrümanlarını bulunduruyor. Bu yüzden ilgi çok. Türkiye’de ise bir stres atma, küfür etme, bağrıp çağırmak için seviliyor. İnşallah değişecek. J </p>
<p><strong>* Futbol oynadınız mı  ? </strong></p>
<p>Mahalle arasında :) </p>
<p><strong>* Futbol dışında hangi spor dallarını takip edersiniz ?</strong></p>
<p>Atletizm ve basketbol </p>
<p><strong>* Avrupa&#8217;da en beğendiğiniz lig hangisi ? </strong></p>
<p>İngiltere Premier Lig’i. </p>
<p><strong>* Avrupa&#8217;da beğendiniz teknik direktör ve futbolcular kimlerdir ?</strong></p>
<p>Arsene Wenger, Thierry Henry yeter bana <img src='http://www.idman.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>* Avrupa&#8217;da transfer piyasası size göre nasıl geçti ?</strong></p>
<p>Umduğumdan da hareketli. Ne para varmış meğersem kulüplerde ya da ne kadar cesurlarmış bu kadar borcun altına grime konusunda. </p>
<p><strong>* Bu sene Avrupa&#8217;da fırtına gibi esecek takım hangisi ?</strong></p>
<p>Barcelona yine. </p>
<p><strong>* Flaş transferler yapan Real Madrid sizce ne yapar ?</strong></p>
<p>Hem liginde hem de Avrupa’da zirveye oynar. </p>
<p><strong>* Bu sezon Avrupa&#8217;da büyük bir çıkış beklediğiniz takımlar var mı ?</strong></p>
<p>Arsenal’den bekliyorum artık :) </p>
<p><strong>* Sizi en çok etkileyen taraftar grubu hangisi ?</strong></p>
<p>Liverpool taraftarları, Kop Tribünü. </p>
<p><strong>* Türkiye’den beğendiniz teknik direktör ve futbolcular kimlerdir ?</strong></p>
<p>Beğenme konusu zaman zaman değişiyor. Şu anda yok diyebilirim. Futbolcularsa klasik olarak Alex, Arda ve Sercan Yıldırım. </p>
<p><strong>* Turkcell Süper Lig takımlarımız  çok iyi transferler yaptılar.Sizce bu sene lig kalitesi nasıl olacak ?</strong></p>
<p>Geçen sezon kalitesizlik içinde bir rekabet sözkonusuydu. Bu sene kaliteli üç büyükler aradaki farkı açar. Sivasspor’un yaptığını yapacak takım  çıkmaz birkaç yıl boyunca. </p>
<p><strong>* Bu sene Turkcell Süper Lig’e hangi takımlar ve oyuncular damga vuracaktır?</strong></p>
<p>Galatasaray damga vuracak bence. Futbolcu olarak da Arda, Keita ve Dos Santos </p>
<p><strong>* Turkcell Süper Lig takımlarının bu seneki formalarını beğendiniz mi ?</strong></p>
<p>Eh işte&#8230; <img src='http://www.idman.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>* Blog tutmaya ne zaman başladınız ?</strong></p>
<p>11 ay once. </p>
<p><strong>* Blog yazarlığının size kattıkları nelerdir ?</strong></p>
<p>Araştırmamı ve yazım gücümü arttırıyor. Ayrıca hafızamda birçok şeyi saklamama yardımcı oluyor. </p>
<p>Blog Adresi : www.pennearabiata.blogspot.com</p>
<p><strong>* Yeni blog yazarlığına başlıyacak arkadaşlara ne önerirsiniz ?</strong></p>
<p>Bol bol yazsınlar ve araştırsınlar. Yeni birşeyler yapmaya çalışsınlar. Birbirlerine değer versinler. </p>
<p><strong>* Yeni kanalınızda bloglar için program yapmayı düşünüyor musunuz ?</strong></p>
<p>Evet. </p>
<p><strong>* Football Manager oynuyormusunuz ?</strong></p>
<p>Oynamıyorum. </p>
<p><strong>* PlayStation&#8217;la aranız nasıl?</strong></p>
<p>Süper :) </p>
<p><strong>* Favori takımınız hangisi?</strong></p>
<p>Henry varken Arsenal, Kaka varken Milan’dı. Şimdi karar veremiyorum.  </p>
<p><strong>* Meslek hayatınızda başınıza gelen en ilginç olay neydi?</strong></p>
<p>Birçok anım var. Burada uzun uzun bahsetmeyeyim isterseniz, blogta anılar bölümünde en güzelleri var <img src='http://www.idman.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>* Son olarak spor spikeri ve programcı olmak isteyen arkadaşlara ne önerirsiniz?</strong></p>
<p>Kendilerini geliştirsinler, kursa gitsinler. Doğru insanları ayırt edip onları örnek alsınlar. Bol bol okusunlar ve ayna karşısında, tv karşısında pratik yapsınlar.  </p>
<p><strong>Röportaj için teşekkür eder ve başarılar dileriz…</strong></p>
<p>Rica ederim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idman.org/ali-okanci-ile-keyifli-roportaj.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Barış Gerçeker ile futbolu ve okuryazar sistemini konuştuk</title>
		<link>http://www.idman.org/baris-gerceker-ile-futbolu-ve-okuryazar-sistemini-konustuk.html</link>
		<comments>http://www.idman.org/baris-gerceker-ile-futbolu-ve-okuryazar-sistemini-konustuk.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Aug 2009 12:11:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Barış Gerçeker]]></category>
		<category><![CDATA[Ntvspor.net]]></category>
		<category><![CDATA[okuryazar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idman.org/?p=34</guid>
		<description><![CDATA[                                   
Ntvspor.net yazarı Barış Gerçeker ile futbolu ve okuryazar sistemi hakkında konuştuk.
Barış Gerçeker kimdir ? Spor yazarlığına ne zaman başladı ? Neler yapmaktadır ?
’79 Ankara doğumluyum. TED Ankara Koleji’nden mezun olduktan sonra Hacettepe’de İngilizce Kimya okudum, aslen Ankaralıyım. 2003’ten beri İstanbul’da yaşıyorum, ilaç sektöründe çalışıyorum. Spor yazarlığına yeni başladım. Evliyim.
Ntvspor.net bünyesine açmış oldukları okuryazar bölümü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>                                   <img src="http://www.idman.org/resim/baris.JPG" alt="" width="239" height="239" /></p>
<p>Ntvspor.net yazarı Barış Gerçeker ile futbolu ve okuryazar sistemi hakkında konuştuk.</p>
<p><strong>Barış Gerçeker kimdir ? Spor yazarlığına ne zaman başladı ? Neler yapmaktadır ?</strong></p>
<p><em>’79 Ankara doğumluyum. TED Ankara Koleji’nden mezun olduktan sonra Hacettepe’de İngilizce Kimya okudum, aslen Ankaralıyım. 2003’ten beri İstanbul’da yaşıyorum, ilaç sektöründe çalışıyorum. Spor yazarlığına yeni başladım. Evliyim.</em></p>
<p><span id="more-34"></span><strong>Ntvspor.net bünyesine açmış oldukları okuryazar bölümü sayesinde katıldınız yani bir nevi alt yapıdan katılmış oldunuz.Bu olayı nasıl değerlendiriyorsunuz ?</strong></p>
<p><em>NTVSpor’un farklı bir yeri var spor medyasında, hem TV kanalı hem internet sitesi olarak. Okurlarına bu imkanı sağlamış olmaları büyük bir olay. Önemli bir fırsat, umarım altyapıdan üstyapıya çıkmakla kalmam, daha da ileri giderim.</em></p>
<p><strong>Okuryazar sisteminden yükselmiş biri olarak yeni yazmaya başlayacak arkadaşlara ne önerirsiniz ?</strong></p>
<p><em>Yelpazeyi geniş tutmakta yarar var. Sabır da şart. Her konuya bir şeyler yazmaya çalışmak yerine gerçekten fikir sahibi oldukları konulara odaklanmalarını tavsiye edebilirim. Yazarken okuyanlara farklı bir bakış açısı vermeye çalışmak önemli ama farklı olmaya çalışırken aykırı olmak noktasını da çok zorlamamak gerekir diye düşünüyorum. </em></p>
<p><strong>Yazılarınızı yazarken tuttuğunuz veya sempati duyduğunuz takımlara karşı ne kadar duyarlısınız ?</strong></p>
<p><em>Bu duyarlılık kaçınılmaz. Yazdığınız yazıların aldığı yorumlardan da anlayabiliyor şaşırabiliyorsunuz. Beklenmedik algılar söz konusu, bunu sadece okurlar yapmıyor, yazarlar da yapıyor ister istemez. Tarafsız olmak imkansız gibi, işi yazdıklarınızla karalamaya, kötülemeye götürmediğiniz sürece yan olmanın sakıncası olmamalı. </em></p>
<p><strong>Takip ettiğiniz yerel,yabancı kaynaklar ,ligler , spor yazarları ve takımları paylaşırmısınız ?</strong></p>
<p><em>Yaygın spor sitelerini takip ediyorum, derleme sitelerden spor yazarlarının yazılarını genel olarak izlemeye çalışıyorum. Kullandığım yabancı kaynak kısıtlı, Bleacher Report adlı yabancı sitede hem yazıyor hem okuyorum ama oranın odağı daha Amerikan olduğu için konuların tamamı bana hitap etmeyebiliyor. Avrupa futbolunun elit liglerini imkanım oldukça izliyorum, NBA’i çok yakından olmasa da takip etmeye çalışıyorum, F1’i de eskiden tutkuyla izlerdim ancak şimdi organizasyonun sönükleşmesi beni de uzaklaştırdı. Yerli basketbol ligimizi takip etmeye çalışıyorum, Euroleague’i de izlemeye çalışıyorum ama sıkı bir takipçisi olduğumu söyleyemem. Tenis ve voleybolu da spor olarak seviyor ve biliyorum ancak onun da çok yakın takipçisi olduğumu söyleyemeyeceğim. Durum biraz da zamansızlıktan tabi ki, artık hepsini izleyip takip etmek mümkün ancak zaman bulmak zor. Normal işim çok zamanımı alıyor, özel hayat da eklenince spor takibine ayırabileceğim zaman ne yazık ki istediğimin çok altında aslında. Özellikle takip ettiğim takım yok, taraftarı olduğum Fenerbahçe ve TED Ankara Kolejliler haricinde. Yazarlardan Rıdvan Dilmen favorim. Mehmet Demirkol, Uğur Meleke ve Mert Aydın da yazılarını kaçırmadığım ve tarz olarak beğendiğim isimler.</em></p>
<p><strong>Türkiye’den beğendiniz teknik direktör ve futbolcular kimlerdir ?</strong></p>
<p><em>Yerli teknik direktörlerden beğendiğim isim olduğunu söylemem zor ne yazık ki. Sivas’ta yaptıklarıyla Bülent Uygun’u takdir etsem de imaj problemi olduğunu düşünüyorum. Ayrıca stres yönetimi konusunda başarısı tartışılır, kırılma noktalarında hep tökezledi takımı. Aykut Kocaman’ın oynatmaya çalıştığı futbolu beğeniyordum, imkanı olan bir takımda çalışmasını beklerken başka bir pozisyonda Fenerbahçe’de görev almaya başladı. Yine Ersun Yanal’ın da sürekli sabırsızlık kurbanı olduğunu düşünürüm. Mustafa Denizli’nin de winner bir hoca olduğunu düşünüyorum, çok sevmesem de tarzını, takdir ediyorum tabi ki. Fatih Terim’i sevmem ve teknik direktörlüğünü beğenmem. Yerli futbolculardan Arda Turan’ın zamanının en yetenekli yerli oyuncusu olduğunu düşünüyorum. Kariyerini iyi planlayabilmesi ve duygusal davranmaması halinde yurt dışında da kendini gösterip Tugay ve Nihat’a nasip olan ilgi ve saygının fazlasını elde edebilir. Gökhan Gönül’ün yakaladığı imkanı iyi değerlendirip hak ettiği yere gelen bir oyuncu olarak görüyorum. </em></p>
<p><strong>Türk futbol anlayışı ile Dünya futbol anlayışı arasındaki fark sizce nedir ?</strong></p>
<p><em>Yazılarımda da sık sık dile getirdiğim gibi, en büyük sorunumuzun altyapı kaynaklı bir ekol problemi olduğunu düşünüyorum. Gündelik hayatımızdaki kaos tamamen spor alemimizde de mevcut. Sadece futbolda değil, diğer spor dallarında da bu geçerli. Sistemsizlik sistem olmuş durumda. Bu nedenle “Türk futbol anlayışı” diye birşeyden bahsetmek bile çok mümkün değil aslında ilk noktadan. Çıkan jenerasyonlara göre şekillenen bir ekolümüz var. Gelen yabancı hocaların ilk ağzından çıkan “Türk futbolcusu çok teknik” lafının da aslında övülecek bir şey bulamadıkları için sığındıkları muğlak bir iltifat olduğunu düşünürüm. Asla bir İngiliz takımı gibi oynayamayacak oyunculara teknik yakıştırması yapmak zor. Bu da daha ziyade yine altyapı kaynaklı bir problem. Basit ve hızlı oynamayı öğretmediğimiz gençler ilerleyen yaşlarda da basit ve süratli oynamaktan uzak kalıyor. Futbolun gittiği yön dünyada bu iken biz bunun gerisindeyiz, hala çalım ve adam eksiltme öncelikliyiz, bunu pasla değil kişisel becerilerle yapmaya çalışıyoruz ama buna izin vermiyor artık savunmalar.</em></p>
<p><strong>Turkcell Süper Lig takımları bu sene iyi transferler gerçekleştirdi.Size bu sene lig kalitesi nasıl olur ? ve hangi takımlar ve oyuncular lige damga vurur ?</strong></p>
<p><em>Üç büyüklerin bu sene meydanı Sivas’a bırakmayacaklarını düşünüyorum. Evvelki sene tesadüf denilen şey yine tekrarlandı ve bu büyüklerin burnunu biraz olsun sürttü, bu nedenle işi sıkı tutuyor takımlar. Anadolu takımları büyükleri yakalamadı aslında, büyükler geriledi bana göre. Bunun tekrarlanması zor tekrar. Ancak özellikle Eskişehirspor ve Bursaspor iyi kadrolar kurdular. Ama şu anda zamanının İstanbulspor’unda gördüğümüz tarz birer toplama takım görüntüsü sergiliyorlar. Trabzon da geçen seneye göre değişim içinde ama golcülerinin gol problemi sürüyor. Beşiktaş da takviyelerde kısır gitti, ama daha 1 ay var transfer sezonunun kapanmasına, belli olmaz. Elano ve Santos önemli transferler, Vassell’in de Ankaragücü’nde neler yapacağını merak ediyorum.</em></p>
<p><strong>Bildiğimiz kadarı ile Football Manager oynuyorsunuz.Keşfettiğiniz oyuncular oldu mu ?</strong></p>
<p><em>Manager oynarken tercih ettiğim yöntem biraz farklı olduğu için bu imkanım oyunun son serisinde olamadı; oyuna işsiz başlayıp küçük takımlarla yükselmeye çalışıyorum. O nedenle oyunun ilk senelerinde yakın zamanda parlamaya aday oyuncular benim transfer listeme maddi sebeplerden dolayı giremiyorlar. Şu anda halen devam ettiğim 2023 senesine geldiğim kariyerimde ancak İtalya Serie C1’e yükselebildim, öncesinde ilk 10 senede Braintree adlı bir takımı Blue Square South’tan League One’a çıkarmıştım. Bu nedenle oyuncu skalam maalesef düşük.</em></p>
<p><strong>Football Manager oyununda büyük takımları mı yoksa küçük takımları mı tercih ediyorsunuz ?</strong></p>
<p><em>Bu soruya da cevap vermiş oldum bir yukarıdakinde. Mutlaka Fenerbahçe’yle bir sezon açar, öyle başlarım ama Türkiye liglerindeki yabancı kısıtlaması gerçek hayatta olduğu gibi el kol bağlıyor. O nedenle Fenerbahçe sezonlarından erken sıkılabiliyorum. Oyunun demo’su haricinde hiç büyük takımla oynamadım diyebilirim. Bir iki kez heves edip denedim ama sarmadı, küçük takımlarla yükselmeyi denemeyi tercih ediyorum. Ancak onlarla bir yere geldikten sonra teklif gelirse gidebilirim ama o kadar parlatabildiğim oyunum da olmadı son seride. Vasat bir teknik direktörüm korkarım </em><em>J</em></p>
<p><strong>Football Manager oyununu oynama amacınız nedir ? Eğlence için mi yoksa oyuncu veritabanından yararlanmak için mi ?</strong></p>
<p><em>Benim için Football Manager bir spor veya menejerlik oyunu değil. Benim için resmen RPG’dir oyun. Kafam boş kaldığı anda oyunu düşünürüm vs. oyuncu veritabanı önemli bir kriter tabi ki, öyle olmasa diğer menejerlik oyunlarını da tercih edebilirdim. Gerçek hayattaki futbolla ilgili de bakış açısı olarak verdiği bir derinlik olduğunu söyleyebilirim. Gerçekçiliği sayesinde daha önce sahip olmadığınız bir empatiyi oluşturabiliyorsunuz, gerek hocalarla, gerek oyuncularla, gerekse yöneticilerle.</em></p>
<p><strong>Son olarak bu işi düşünen arkadaşlara ne önerirsiniz ?</strong></p>
<p><em>Tarz oluşturmaya çalışmak önemli. “Herkes gibi” olmamak önemli. Şu anda bu tarz yaratma konusu kendi adıma önemli bir adım örneğin. Bazı şeyleri oturttuğumu söyleyemem kafamda, sonuçta ben de yolun daha çok ama çok başındayım. Ama imkanım olursa bu işi gerçekten tam zamanlı ve profesyonel olarak yapmak isteyen biri olarak ciddiye alıyorum kesinlikle şu anda hobi gibi gözükse de. Neticede maddi bir yönü yok bu durumun, herhangi bir şan şöhret, tanınırlık vs de sağlamış değil. Eskisine nazaran çok daha geniş bir kitleye görüşlerini ilettiğini biliyor olmanın manevi hazzının yanında önemli bir sorumluluk hissi de var. O yüzden kalabalıkta sesi kaynayan biri olmamaya çalışıyorum, tavsiye edebileceğim şey de ancak bu olabilir.</em></p>
<p><strong>Röportaj için teşekkür ederiz&#8230;</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idman.org/baris-gerceker-ile-futbolu-ve-okuryazar-sistemini-konustuk.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ali Ece ile futbolu ve hayatını konuştuk</title>
		<link>http://www.idman.org/ali-ece-ile-futbolu-ve-hayatini-konustuk.html</link>
		<comments>http://www.idman.org/ali-ece-ile-futbolu-ve-hayatini-konustuk.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2009 02:43:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Ece]]></category>
		<category><![CDATA[Dinar Bandosu]]></category>
		<category><![CDATA[Total Futbol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idman.org/?p=25</guid>
		<description><![CDATA[                               
Lig radyo ve Total Futbol ile tanınan Ali Ece ile futbol , football manager ve hayatı üzerine konuştuk.
Ali Ece kimdir ?
FourFourTwo yani namı diğer 4-4-2 dergisi yazarı, yazı işleri müdürü, Lig Radyo yorumcusu programcısı, İlker Duralı, Fırat İşbecer ve Mehmet Ayan&#8217;ın yancısı, Skytürk yorumcusu&#8230;Dinar Bandosu gitarcısı, ortak söz yazarı bestecisi

Spor yazarlığı ve radyo yorumculuğuna [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>                               <img src="http://www.idman.org/resim/aliece.jpg" alt="" width="251" height="131" /></p>
<p>Lig radyo ve Total Futbol ile tanınan Ali Ece ile futbol , football manager ve hayatı üzerine konuştuk.</p>
<p><strong>Ali Ece kimdir ?<br />
</strong>FourFourTwo yani namı diğer 4-4-2 dergisi yazarı, yazı işleri müdürü, Lig Radyo yorumcusu programcısı, İlker Duralı, Fırat İşbecer ve Mehmet Ayan&#8217;ın yancısı, Skytürk yorumcusu&#8230;Dinar Bandosu gitarcısı, ortak söz yazarı bestecisi</p>
<p><span id="more-25"></span></p>
<p><strong>Spor yazarlığı ve radyo yorumculuğuna ne zaman ve nasıl başladınız ?</strong></p>
<p>Kendi çapımda spor yazarlığına 16 yaşındayken 1994 yazında başladım. Türkiye&#8217;nin katılamadığı 94 Dünya Kupası&#8217;nda İrlanda Cumhuriyeti&#8217;ni tutuyordum. Önce sadece İrlanda&#8217;nın maçları ile ilgili günlükler tuttum ama sonra yazdıkça kendimi çok mutlu hissettiğimi fark ettim ve bütün takımlarla ilgili taktik, teknik, siyasi, kültürel yazılar yazmaya başladım. Sanırım yazı yazmaktan duyduğum mutluluk küçükken uzun süre ağır kekeme olmamdan kaynaklanıyor. Kekemeliğim geçer geçmez de normal olarak çok konuşup yılların acısını çıkarmaya başladım. İlk yorumculuk deneyimim de 1994 Eylül&#8217;ünde başladım, lisede (Saint Joseph o zaman erkek lisesiydi) saatlerce dünya futbolu, Liverpool, Cantona ve tabii ki bizim takımlarımız üzerine konuşurduk. Saint Joseph erkek lisesiyken futbol çok önemliydi, tarihi bir baklava turnuvası vardır, birinci olan sınıf 15, ikinci 10, üçüncü sırada bitiren de 5 kilo baklava kazanırdı. Ben  Adalı futbolcular gibi bizim Türk futbolculara nazaran biraz fazla sert oynadığım ve oyundan atıldığım için birkaç yıl beni oynatmadılar, ben de diğer oynamasalar da futbolu çok seven arkadaşlarımla beraber okul hoparlörlerinden maç yorumları yaptım turnuva oynanırken! Yani ta o zamandan Türkiye&#8217;de herkesin kendi çapında yorumcu olduğunu anladım! Hatta 1990 Dünya Kupası elemelerinde Türkiye ilk kez Tınaz Tırpan yönetiminde üst üste galibiyetler alıp finallerde iddialı hale geldiğinde kendi çapımızda finaller için şarkı bile yazmaya kalkışmıştık! Daha sonra bir başka Dünya Kupası&#8217;ndan, 2002&#8242;den önce Yapı Kredi Yayınları&#8217;nda Enis Batur ve Barış Tut beni sadece edebiyat değil, ciddi ciddi futbol yazmaya yönlendirdiler. Her şey Barış Tut sayesinde başladı. Şu anda FourFourTwo dergisinde onunla beraber yazıyor olmamız çok güzel benim için. Futbol her şeyden önce arkadaşlıktır, kankalıktır, yoldaşlıktır. Neyse, çenem daha da fazla düşmeden devam edeyim: 2002 Dünya Kupası için &#8220;Top Bir Dünyadır&#8221; adlı bir sergi düzenlemiştik, ben de o 3 ay boyunca Taksim&#8217;de İstiklal Caddesi&#8217;nde boy gösteren yabancı futbolcuların üzerlerindeki yazılarını yazdım. Daha sonra askerden gelince Vatan gazetesi spor servisinde işe girdim, pek de istemeden iddia yorumları yazdım, hatta eğlenmek için hayali bir İngiliz yorumcu yaratmıştım: Andrew Curtis, tabii ki öyle birisi yoktu, o bendim ve insanlar pek tutturamasam da İngiliz diye onun yorumlarını çok beğeniyorlardı! Ülkemizdeki birçok işyerinde olduğu gibi sigortasız çalıştırdıkları için çocukluk arkadaşım Gökmen Özdemir&#8217;le ters düştüm ve iyi bir kavgadan sonra lanet olsun bu işe deyip futbol yazmayı, yorumlamayı bir süre bıraktım. Ama futbol yazarlığı, yorumculuğu beni bırakmadı. Biriktirdiğim birkaç kuruşla babamdan da destek alarak Moda&#8217;da bir müzik stüdyosu açtım ama her sabah işe gidince ilk yaptığım BBC&#8217;nin sitesinden Liverpool ve Premier Lig&#8217;le ilgili haberleri, yorumları okumak oluyordu. Bir süre sonra Barış Tut, yeni çıkacak bir dergiden bahsetti: F dergi! F dergiye ilk yolladığım yazıdan sonra &#8220;Siz ne isterseniz yazın ama yeter ki sürekli yazın&#8221; dediler. F dergi&#8217;nin benim için çok ayrı önemi var. Bazı sayılar var, takma isimlerle neredeyse o sayının tamamını yazmışım! Ayrıca geç de olsa insanlara emeklerinin gerçek karşılığı olan paralarının eksiksiz yatırıldığı ülkemizdeki ender spor basını organlarından birisiydi. Ahmet Altan&#8217;ın siyasi görüşlerine tamamen katılmıyorum ama F dergi gibi bir projeyi hayata geçirdiği için çok büyük saygı duyuyorum. F&#8217;den sonra gerisi çorap söküğü gibi geldi diyebilirim: Vatan&#8217;dayken Türk futbol yazar ve yorumcu sınıfının kalitesi yerlerdeydi hatta yerin bile altındaydı; George Best&#8217;in, Johan Cruyff&#8217;un kim olduğunu bile bilmeyen palavrasporcular mutlak egemendi. FourFourTwo&#8217;ya F dergi kapandığı için geçtim, bir süre sonra da Mehmet Ayan, Lig Radyo&#8217;da program yapmamı önerdi, başladım gerisi geldi. İlker Duralı bu süreçte çok önemli rol oynadı. İlker, Fırat İşbecer ve Mehmet Ayan&#8217;dan başta &#8220;sakin olmak&#8221; üzere çok şey öğrendim. Skytürk işi de Berfu Haşıoğlu ve Mustafa Sapmaz&#8217;ın sayesinde başladı sonra Lig Radyo ve FourFourTwo ekibi Skytürk&#8217;te Total Futbol&#8217;da birbirlerine eklemlendi. Beni en çok mutlu eden şu: Sadece kendim gibi davranıp ne düşündüğümü ne hissettiğimi sansürsüz söyleyerek insanlar beni sevdi. Program yapmadan yıllar önce de dışarıda da Pascal Nouma, George Best tişörtleri, siyah bandımla dolaşıyordum, programda da yapay takım elbiseler giymek yerine sokaktaki gibiyim, bu harika bir şey!</p>
<p><strong>Hangi takımı tutuyorsunuz ?</strong></p>
<p>En zor soru bu! Türkiye&#8217;de dededen, babadan sülaleden Beşiktaşlıyım. Kadıköy yakasında bir     apartmanın tamamının Beşiktaş bayraklarıyla donanması görülmüş iş değil ama Eceler Apartmanı var, bizim aile apartmanı. Beşiktaş Çarşı&#8217;da bile daha Beşiktaşlı bir apartman yoktur herhalde! Üstelik Fenerbahçe&#8217;de basket, Galatasaray Üniversitesi&#8217;nde yıllarca futbol oynadım. Sinan Engin efendi, Alaattin Çakıcı&#8217;yı kulübün antetli kağıtlarıyla yurt dışına çıkarttığında askerdeydim, herkesin yattığına emin olup küçük bir odaya kendimi kitledim ve sabaha kadar ağladım!</p>
<p>Geçen ilkbaharda Karşıkaya haberi yapmaya gidip taraftarları gördüğümden beri Karşıyaka&#8217;yı da tutuyorum sanırım ama Göztepe&#8217;ye hiçbir düşmanlığım yok. İnşallah ikisi birden Süper Lig&#8217;e çıkarlar.</p>
<p>İngiltere&#8217;de çok sıkı bir Liverpool&#8217;luyum. Hayatımda bir kez canlı izledim, efsanevi 2005 finalinde ama benimkisi sanırım küçüklükten gelen bir Liverpool aşkı ve o gece o efsaneyi yazmasalardı da bu kadar fanatik bir Liverpool&#8217;lu olurdum. Küçükken yılda bir kez Süt Kupası finali olurdu ve İrlandalı oyuncuların birçoğu (Staunton, Aldridge, Whelan, Houghton) Liverpool&#8217;da oynardı, bir yandan da The Beatles, Liverpool şehrinden, daha ne olsun! Liverpool&#8217;u tutmasam kesin Manchester United&#8217;ı tutardım o da ayrı bir gerçek. Ezeli rakibe karşı gizli ama önüne geçilemez bir sempati duyuyorum, sanırım Alex Ferguson ve Eric Cantona, George Best, Ryan Giggs gibi efsanelerden kaynaklanıyor, bir de Liverpool&#8217;dan sonra Ada&#8217;da en iyi müzik grupları Manchester&#8217;dan çıktı (The Stone Roses, The Smiths, Joy Division, New Order, Happy Mondays).</p>
<p>İskoçya&#8217;da takımım Glasgow Celtic. 1967 yılında Ada&#8217;nın ilk Avrupa şampiyonu olmalarıyla 1967 yılında saykodelik rock&#8217;ın, Aşk Yazı&#8217;nın patlaması çok tesadüf olamaz ya! Celtic&#8217;i gerçekten de çok seviyorum çünkü 1888&#8242;de fakir insanların açlıktan ölmemeleri için para toplamak amacıyla kurulmuş bir futbol takımı. Aslında Hibernian ve Aberdeen başta olmak üzere Rangers hariç tüm İskoç takımlarını çok seviyorum. Takımının kazandığı taça Şampiyonlar Ligi&#8217;nde şampiyon olmuş gibi sevinen, mutlu olan insanları nasıl sevmem ki? Futbolu bu kadar çok ve bu kadar karşılıksız sevmiş başka bir ülke yok: İskoçya Dalglish-Souness döneminde bile Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası&#8217;nda birinci turu geçemedi ama Avrupa&#8217;da futbolun en sevildiği, en doya doya ve katıksız yaşandığı ülke. Rangers&#8217;tan nefret etmemin sebebi Celtic&#8217;li olduğum için değil, ne de olsa Katolik değil Müslümanım. Ancak Rangers&#8217;lıların yıllarca sadece protestan olmadıkları için insanları oynatmamaları, diğer din ve mezheplere karşı söyledikleri ayrımcı şarkılar gerçekten de futbolun yüz karası. 2008 UEFA finalinden önce taraftarlarının yaptıkları çirkinlik ve iğrençliklerin futbolda yeri yok. 2003 finalinde kaybeden taraf olan Celtic taraftarları UEFA tarafından yılın en centilmen ve insancıl taraftar topluluğu seçilmişlerdi. Daha küçüklükten doğru tercih yaptığım için çok mutluyum. Ayrıca Rangers&#8217;lıları başta Aberdeen&#8217;liler olmak üzere İskoçya&#8217;da kimse sevmez çünkü herkese o kadar ayrımcılık yapmışlar ki! 1800&#8242;lerin sonunda kurulmuş bir takımda ilk ayan beyan katoliğin 1990&#8242;lara doğru oynaması ne demek? Futbolun apartheid&#8217;ı, Mandela öncesi Güney Afrikası gibi.</p>
<p>Ayrıca Liverpool&#8217;un ezeli rakibi Everton&#8217;a karşı da büyük sempatim var, sanırım Merseyside derbisi dünyanın en güzel, en örnek alınması gereken insancıl derbisi, futbolun gerçek yüzü: Maçları bir arada beraber izlemek, diğerinin acısını hissedebilmek, dolaysız, çıkarsız empati kurmak, bildiğin rakip olmak ama kardeş kalmak!</p>
<p>Fransa&#8217;da Marsilya, İspanya Ligi&#8217;nde Barcelona, Dünya Kupası&#8217;nda Türkiye yoksa İrlanda Cumhuriyeti, Cezayir ve İskoçya diğer tuttuğum takımlar. Türkiye katılmıyorsa Almanya, İtalya&#8217;lara karşı mutlaka Hollanda forever, Johan Cruyff&#8217;un hatırına. </p>
<p><strong>Tuttuğunuz takıma karşı yazılarınızda veya yayınlarınızda ne kadar duyarlısınız ?</strong></p>
<p>Şöyle bir duyarlılığım var: Bir basın mensubu eğer &#8220;Ne de olsa benim takımım, yazmayayım da zarar görmesin&#8221; diye o gün yazması gerekeni yazmıyorsa zaten uzun vadede takımına karşı en büyük günahı işler. Yazılmayanlar birikir, yanlışlar büyür ve sonunda da Sinan Engin gibiler yıllarca takımımızı mahvederler.</p>
<p><strong>Takip ettiğiniz yerel,yabancı kaynaklar ,ligler , spor yazarları ve takımları paylaşırmısınız ?</strong></p>
<p>Uğur Meleke hem harika bir yazar, hem de bir o kadar da harika bir insan. Ayrıca o futbolcu diye milyonlarca dolar alan bir sürü adamdan çok daha iyi futbol oynuyor! Her sabah ilk iş Uğur Meleke&#8217;nin yazdıklarını okurum sonra Atilla Gökçe yazmış mı yazmamış mı diye merak ederim. Atilla Abi yazmamışsa o sabah ne yapar eder bir İslam Çupi yazısını arşivden bulur okurum. Sonra tek tek bütün bildiğim internet bloglarına bakarım. FourFourTwo ekibinden Erdem Kabadayı, Kaya Adalı ve Hilal Gülyurt&#8217;un yazılarını, Mustafa Sapmaz&#8217;ın günlük yorumlarını asla kaçırmam. Zaten İlker Duralı, Mehmet Ayan ve Fırat İşbecer ile sürekli &#8220;yorumlaşma&#8221; halindeyiz. Keşke Mehmet Ayan biraz Premier Lig, La Liga da izlese de onlar üzerine de sohbet edip kapışabilsek! Her ne kadar kısa bir süre l&#8217;Equipe&#8217;te staj yapmış olsam da benim Fransa&#8217;daki favorim açık ara France Football&#8217;dür. World Soccer da süper bir dergidir, Karadağ Ligi&#8217;nden Zimbabve Milli Takımı&#8217;na kadar her şey o dergide var. FourFourTwo&#8217;nun İngilizce sayıları da çok güzel. 1995-2000 arasını okudukça yeniden yaşıyorum böylece hafızam da her daim taze kalıyor. BBC&#8217;nin sitesindeki ve Liverpool&#8217;un resmi sitesindeki forumlar da çok zihin açıcı oluyor. Ayrıca Simon Kuper, Tanıl Bora, Mihir Blose, Cem Dizdar ve Bağış Erten de en çok severek zevk alarak okuduğum futbol yazarlarından. Güntekin Onay, Ersin Düzen çok severek izlediğim yorumcular, programcılar. Ayrıca The Times gazetesinde futbolculuğunda deli gibi sevdiğim Tony Cascarino spor yazarı, yani bir başka açıdan bakınca idollerimden biriyle meslektaşım! Bundan daha güzel ne olabilir cidden? Bir de mutlaka bizim palavraspor gazetelerinin başlıklarını okuyorum, bence Avrupa Yakası vs halt etmişler onların yanında, bir gün gülmekten ölmekten korkuyorum ama onların çok sattığını gördükçe yaptığım meslekten nefret ettiğim anlar oluyor! Nasıl da sadece para için halkın, insanların duygularıyla bu kadar vicdanızca oynayabiliyorlar! Salvador Dali bile böylesine sınırsız bir gerçeküstücülüğün karşısında resmi bırakırdı. Bence o yalan ötesi haberlerin çoğunu uyuşturucu içerek yazıyorlar, hem de bali falan herhalde çünkü gerçekten bu kadar da kopabilmek normal şartlarda imkansız.</p>
<p><strong>Futbol dışında hangi spor dallarını takip edersiniz ?</strong></p>
<p>Küçükken uzun yıllar basketbol oynadım ama aslında hep futbolcu olmak istemiştim. Yugoslavya ülkelerinin (Hırvatistan, Bosna, Karadağ, Sırbistan vs) maçları varsa basketbol izlerim ama çok fazla alacalı bulacalı bulduğum NBA&#8217;yi sevmem pek. Yine de NBA, eşitlikçi salary cap transfer uygulamasıyla tüm dünyaya harika bir örnek. Eskiden tenis de çok severdim ama Martina Navratilova ve Steffi Graf&#8217;ta kaldım! Ayriyeten Six Nations&#8217;taki rugby, futboldan sonra en sevdiğim spor.</p>
<p><strong>Türkiye’den beğendiniz teknik direktör ve futbolcular kimlerdir?</strong></p>
<p>Reha Kapsal, Ertuğrul Sağlam, Nurullah Sağlam, Celal Kıbrızlı, Mustafa Denizli, milli takım döneminde Ersun Yenal! Euro 96, 1. Galatasaray ve Fiorentina döneminde Fatih Terim&#8217;i de çok beğenirdim, o maçları kazandıktan sonra tribünlerin arasında eşi Fulya hanımı araması harikaydı, Rocky&#8217;nin &#8220;Adrian&#8221;ı araması gibi, Euro 96&#8242;ya kaldığımız maçtan sonraki sahneleri asla unutamam. Eski futbolculardan bir numaram Feyyaz Uçar, sonra Rıza Çalımbay, Rıdvan Dilmen, Deli Nezihi, Recep Çetin, Uğur Tütüneker, Cüneyt Tanman, Prekazi&#8230; Hakan Şükür de bir ara harikaydı eğer Blackburn&#8217;de kalsaydı Niall Quinn misali global bir efsane olurdu ama Galatasaray&#8217;ı bu kadar çok sevmesi de büyük saygı duyduğum bir şey. Yenilerden Arda ve Batuhan&#8217;dan sonra en çok Volkan Şen&#8217;i beğeniyorum. Daha genç oyunculardan Beşiktaşlı Necip ve soyadı Şentürk olan altyapıdaki oyuncu da müthiş yetenekliler.</p>
<p>Batuhan&#8217;ın saha dışında yaptıklarını tasvip etmiyorum ama o yaşta onun konumunda olan birçok insan bu ülke şartlarında öyle davranır, o yüzden çok ağır eleştirmemeye çalışıyorum. Ne de olsa bizim ülkemizi yıllardır yönetenlerin kalitesi ortada, Batuhan&#8217;ın yaptıklarına biraz da o bağlamda bakmak lazım. Ayrıca Nobre&#8217;den 10 kat iyi bir santrfor ama Mustafa Denizli tabii ki benden çok daha iyi bilir.</p>
<p><strong>Turkcell Süper Lig takımlarımız çok iyi transferler yaptılar.Sizce bu sene lig kalitesi nasıl olacak ?</strong></p>
<p>Geçen sezon da çok kaliteliydi, bu sezon daha da kaliteli olacak. Bizde futbolcular ve teknik adamlar gayet kaliteli, kalitesiz olan yönetim anlayışı ve yönet(emey)enler! Bu oyunun taraftarların oyunu olduğunu, bir kulübün geçici yöneticilere ve para babalarına değil halka, taraftarlara ait olduğunu anlamaları gerekiyor!</p>
<p><strong>Bu sene Turkcell Süper Lig&#8217;e hangi takımlar ve oyuncular damga vuracaktır?</strong></p>
<p>Arda, Elano, Ernst, Dos Santos, Volkan Şen, Batalla, Couceiro! Colin Kazım&#8217;ın Daum yönetiminde iyi oynayacağını düşünüyorum. Güiza&#8217;nın da ama 100 gol bile atsa Fenerbahçe&#8217;deyken &#8220;Ben büyük bir takımda oynamak istiyorum&#8221; diyen bir adamı sevmem, sevemem. Bu Türk futboluna çok büyük hakarettir! Sen de kimsin be adam, bu takımda Pierre Van Hooijdonk, Uche, Hogh, Brian Steen Nielsen, Dalian Atkinson, Roberto Carlos ve Alex oynadı!</p>
<p><strong>Turkcell Süper Lig takımlarının bu seneki formalarını beğendiniz mi ?</strong></p>
<p>Bazılarını evet, bazılarını hayır. Renk renk formalar olması güzel bence ama sadece taraftarlara satmak için kel alaka renkler olması tam ülkemizin yerinde saymasına neden olan oryantal bürokratik kapitalizmin berbat bir yansıması. Favori formalarım Beşiktaş&#8217;ın 100. yıl Hakkı Yeten Retro forması, Galatasaray&#8217;ın parçalısı, Fenerbahçe&#8217;nin Nezihi dönemindeki çubuklusu.</p>
<p><strong>Ali Ece denince ilk akla gelen Total Futbol oluyor.Blog siteniz oluyor.Ne zaman blog yazmaya başladınız ?</strong></p>
<p>F dergi kapandıktan sonra başladım.</p>
<p>Total Futbol blog adresi : <a href="http://aliece.blogspot.com/">http://aliece.blogspot.com/</a></p>
<p><strong>Blog yazarlığının şuanki noktaya gelmenizdeki faydaları nelerdir ?</strong></p>
<p>Onu insanlar değerlendirebilirler. Ben blogu belli bir amaçla yazmıyorum. 1994 Düya Kupası dönemi ülkemizde internet yoktu kağıtlara yazardım şimdi internet var bloga!</p>
<p><strong>Takip ettiğiniz diğer blog yazarları kimlerdir ?</strong></p>
<p>O kadar çok var ki biraz evvel kesip yapıştırıyım dedim ama 200bin vuruşluk yer yok herhalde bu röportajda! Hepsi zaten blog bağlantılarımda mevcut.</p>
<p><strong>Yeni blog yazarlığına başlıyacak arkadaşlara ne önerirsiniz ?</strong></p>
<p>Hemen başlayın!</p>
<p><strong>FourFourTwo dergisindeki yazılarınızda bloglara yer ayırıyor musunuz ?</strong></p>
<p>Tabii ki! Bir sayfa sadece bloglar için var. İki tanıtım yazısı bir de konuk yazar, herkesi bekliyoruz. 500&#8242;er vuruşluk tanıtımlar ve 3500 vuruşluk konuk blog yazıları: ali.ece@442dergi.com</p>
<p>Flying Dutchmen ve Ligue 1/Glasgow Mağusa ekipleri sağolsunlar sürekli yazıyorlar FourFourTwo&#8217;ya.</p>
<p><strong>Yazılarına güvenen bilgili genç arkadaşlara şans tanıyor musunuz kendilerini göstermeleri için ?</strong></p>
<p>Sürekli. Herkese kapımız açık. Okuyucuyken yazı yollayıp sürekli yazar olan çok kişi var FourFourTwo&#8217;da.</p>
<p><strong>Bildiğimiz kadarı ile Football Manager oynuyorsunuz.Keşfettiğiniz oyuncular oldu mu ?</strong></p>
<p>Son yıllarda Sinan Bolat var ki kendimle gurur duydum Sinan milli takıma seçildiğinde! Zafer Yelen, Ceyhun Gülselam da 2 yıl önce keşfettiğim isimler. FM/CM benim için hayat memat meselesidir! Keşke günler 48 saat olsa 24 saat sadece FM/CM oynayabilsem!</p>
<p><strong>Football Manager oyununda büyük takımları mı yoksa küçük takımları mı tercih ediyorsunuz?</strong></p>
<p>Daha çok kendi tuttuğum takımları alıyorum. Lig Radyo&#8217;da geçenlerde bir dinleyici harika bir mesaj attı: &#8220;Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi şampiyonu olunca Ali Ece ne yapar: CM&#8217;yi kapatır&#8221; Aslında yanlış cevap çünkü hiç uyumamak uğruna kapamam. Hele ŞL şampiyonu olduysam ki Beşiktaş&#8217;ı 9 sene üst üste Türkiye Ligi 2 yıl üst üste de ŞL şampiyonu yapmışlığım var. Bir screen shot var kız arkadaşımın bilgisayarında size yollayacağım! Bazen her CM/FM&#8217;ci gibi benim de gerçek-oyun algılarım karışıyor. 1999&#8242;da Wigan&#8217;a gittiğimde meydanda &#8220;E hani benim heykelim yok, bu takımı Premier Lig&#8217;e çıkarıp FA Cup&#8217;ı kazandırdım, bu ne vefasızlık&#8221; demiştim kendi kendime. Küçük takımları çalıştırmak çok zevkli cidden. En son Milwall&#8217;u çalıştırdım kulübün oyuncu izlemek için scout yollayacak parası bile yoktu ama 3 yılda League 1&#8242;den Premier Lig&#8217;e çıktık, çok zevkliydi. Sonra Liverpool&#8217;dan teklif gelince hayır diyemedim tabii!  </p>
<p><strong>Football Manager oyununu oynama amacınız nedir ? Eğlence için mi yoksa oyuncu veritabanından yararlanmak için mi ?</strong></p>
<p>Her ikisi de değil birincil amacım. Ben hep futbolcu olmak istedim, yetenekliydim de ama aile, okul, rock&#8217;n'roll derken olmadı. Gitar çalarken sigara içebiliyorsun ama 90 dakika futbol oynarken içemiyorsun o yüzden gitarı tercih etmiştim! Bu yüzden en çok olmak istediğim şey teknik direktör. CM/FM&#8217;de işin içinde para yok, baskı yok; sana &#8220;hoca moca değil&#8221; diyen kara cahil adamlar yok, daha güzel teknik direktörlük olur mu?</p>
<p><strong>Son olarak spor yazarlığı yapmak veya radyo yorumcusu olmak isteyen arkadaşlara ne önerirsiniz?</strong></p>
<p>Kendiniz olun! </p>
<p>Röportaj için teşekkür ederiz…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idman.org/ali-ece-ile-futbolu-ve-hayatini-konustuk.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Oğuz Serdar&#8217;la taraftar gözü ile futbol ve Barcelona hakkında konuştuk</title>
		<link>http://www.idman.org/oguz-serdarla-taraftar-gozu-ile-futbol-ve-barcelona-hakkinda-konustuk.html</link>
		<comments>http://www.idman.org/oguz-serdarla-taraftar-gozu-ile-futbol-ve-barcelona-hakkinda-konustuk.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Aug 2009 04:55:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Barcelona]]></category>
		<category><![CDATA[fcbosa]]></category>
		<category><![CDATA[Oğuz Serdar]]></category>
		<category><![CDATA[taraftar gözü ile futbol]]></category>
		<category><![CDATA[taraftar ile röportaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idman.org/?p=23</guid>
		<description><![CDATA[                                                       
Röportaj serimizin ikinci konuğu olan Barcelona&#8217;lı ve Galatasaray&#8217;lı Oğuz Serdar&#8217;la taraftar gözü ile futbolu ve fanatik olduğu Barcelona hakkında çok keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Barcelona takımına ne zaman ilgi duymaya başladınız ?
1996 yılına dayanıyor bu ilginin başlangıcı, dün vefat eden büyük üstad Sir Bobby Robson&#8217;ın Barcelona&#8217;yı çalıştırdığı, çakması değil orijinal Brezilya&#8217;lı Ronaldo&#8217;nun PSV&#8217;den Barça&#8217;ya geçtiği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>                                                       <img src="http://www.idman.org/resim/oguzserdar.jpg" alt="" width="120" height="178" /></p>
<p>Röportaj serimizin ikinci konuğu olan Barcelona&#8217;lı ve Galatasaray&#8217;lı Oğuz Serdar&#8217;la taraftar gözü ile futbolu ve fanatik olduğu Barcelona hakkında çok keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.</p>
<p><span id="more-23"></span></p>
<p><strong>Barcelona takımına ne zaman ilgi duymaya başladınız ?</strong><br />
1996 yılına dayanıyor bu ilginin başlangıcı, dün vefat eden büyük üstad Sir Bobby Robson&#8217;ın Barcelona&#8217;yı çalıştırdığı, çakması değil orijinal Brezilya&#8217;lı Ronaldo&#8217;nun PSV&#8217;den Barça&#8217;ya geçtiği ve 49 maçta 47 gol attığı sezona&#8230; O zamanlar, daha sonra UEFA Kupası (şimdiki adıyla EURO Lig) ile birleştirilecek olan ve en çok kazanan takımın Barça olduğu, &#8220;Kupa Galipleri Kupası&#8221; vardı ve o sezon bu kupa ile İspanya Kral Kupası&#8217;nı kazanmıştı Barça. Ronaldo&#8217;nun ortaya koyduğu oyundan etkilenmemek mümkün değildi, <a href="http://www.fcbosa.com/2009/08/ronaldo-bobby-robson.html">şu golü</a> herkes bilir mesela. Ronaldo&#8217;nun yanı sıra Figo, Stoichkov, Luis Enrique, Popescu, Abelardo, Laurent Blanc, Sergi, Pizzi gibi efsanevi oyuncuların da kadroda bulunduğu, Bobby Robson&#8217;un tercümanlığını o zaman çaylak olan Jose Mourinho&#8217;nun yaptığı bu takım malesef ligi kazanamamıştı o sene, 102 gol atmasına ve ligde en çok galibiyet alan takım olmasına rağmen. Barça&#8217;dan 17 gol daha az atan ve nispeten daha kötü futbol oynayan Real Madrid, Fabio Capello&#8217;nun sıkıcı oyunuyla o sezon tüm nefretimi üzerinde toplamış ve Barça sevgim bu sezon ile başlamıştı. O sezon Barça&#8217;nın ne kadar heyecan verici bir takım olduğunun ispatı olan <a href="http://www.fcbosa.com/2009/05/bir-efsane-fc-barcelona-atletico-madrid.html">bir maç vardır ki, her futbolsever izlemeli bence&#8230;</a></p>
<p><strong>Barcelona&#8217;da hangi oyuncuları beğeniyorsunuz ?</strong><br />
Bu soruya klişe bir cevap vermiş olacağım ama kadromuzdan çok memnun olduğumu söyleyebilirim. Şampiyonlar Ligi finalinde; ilk 11&#8242;inde (Valdes, Puyol, Pique, Busquets, Xavi, Iniesta, Messi) tam 7 oyuncuyu altyapı akademisinden &#8220;La Masia&#8221; mezun olan bir takımdan bahsediyoruz. Antrenörü de bu sistemden mezun ve Barça ekolü &#8220;Pep&#8221; olunca, takım uyumu tavan yaptı ve nispeten oyuncu sayısı olarak ligdeki ve Avrupa&#8217;daki çok geniş bir kadrolu ekiplerden biri olmamasına rağmen Barça geçen sezon, futbol tarihinin en efsanevi performanslarından birini ortaya koydu. Bu takımdan herhangi bir oyuncuyu beğenmeme hakkını bulmuyorum kendimde.</p>
<p><strong>Barcelona takımı geçen sene 3 te 3 yaptı.Sizce bu sene tekrar aynı başarı gelir mi ?</strong><br />
Gelmemesi için hiçbir sebep yok. Bu zaferin mimarı Guardiola 38, Messi de henüz geçenlerde 22&#8217;sine yeni girmişken, sadece bu sene değil gelecek senelerde de bu tür efsanevi performanslara hazırlıklı olmalıyız. Son transfer dönemi ile Avrupa&#8217;da değişen dengeler, bence Barça çok daha avantajlı bir konuma getirdi geçen seneye göre; hem lig, hem de Avrupa mücadelesi açısından. Bu arada 3&#8242;te 3&#8242;ten bahsederken, önümüzdeki 3 ay içerisinde Barça&#8217;nın birbirinden değerli potansiyel 3 kupa daha kazanma ihtimali olduğunu da ekleyelim. Bunlar sırasıyla İspanya Süper Kupası (rakip A. Bilbao), UEFA Süper Kupa (rakip Shaktar Donetsk) ve Kıtalararası Kupa. Yani bir üçleme daha yolda aslında 2009/2010 sezonu başlangıcında. Tek dezavantajımız ise Zlatan&#8217;ın muhtemelen ilk iki kupa finallerinde oynayamayacak olması.. Ama ben yine de inançlıyım bu üç kupayı da alacağımızdan.</p>
<p><strong>Barcelona takımının bu seneki transfer politikasını değerlendirirmisiniz ?</strong><br />
Pep Guardiola takımın başına geldiğinde yönetimden ilk isteği transfer değil, kadro revizyonu olmuştu. Sırasıyla Ronaldinho, Eto&#8217;o ve Deco&#8217;nun gönderilmesini istiyordu Pep. Şimdilerde Galatasaray macerasına başlayan Rijkaard&#8217;ın 2006/2007 ve 2007/2008 sezonlarında kağıt üzerinde daha zayıf olan Real Madrid&#8217;e kaptırdığı şampiyonlukların faturasının sadece Rijkaard&#8217;a ait olmadığını düşünüyordu belli ki. Haksız da sayılmazdı, aslında her şey Eto&#8217;o &#8216;nun uzun bir sakatlık döneminden sonra, bir lig maçının son dakikalarında oyuna girmeyi reddetmesiyle başlamıştı, sonun başlangıcı olmuştu nitekim bu Rijkaard&#8217;ın Barça kariyerinde. Bu bahsi geçen 2 sezonda Eto&#8217;o (11+16) 27 gol kaydetmişti ligde, bu sezonki kusursuz takımın beslemesiyle attığı 30 gole kıyasla çok düşük rakamdı bu haliyle. Tüm bunları çok yakından izleyen hatta 2007/2008 sezonunda Barça B takımını çalıştırarak, birebir saha içinden gözlemleyen Guardiola, geçen sezon elde ettiği başarıdan aldığı güçle, Zlatan&#8217;ı, &#8220;arıza&#8221; Eto&#8217;o &#8216;ya tercih etti. Bence bu çok doğru ve kritik bir hamle, zaten mükemmel olan bir düzeneğin &#8220;kusursuz&#8221;a yaklaşması demek benim gözümde.</p>
<p>Finalde Man United&#8217;a attığı gole rağmen, geçen sezon Barça&#8217;yı durdurabilen tek takım olan Chelsea maçlarından sonra da bence Guardiola, bir önceki sezon göndermek istediği ama Deco ve Ronaldinho&#8217;dan sonra üzerinde çok durmadığı Eto&#8217;o &#8216;nun biletini tamamen kesmişti. Eto&#8217;o, 180 dakika boyunca kitlenmişti Chelsea tarafından, kıpırdayamamıştı bile. Ben bu eşleşmelerden sonra, Barça henüz Kral Kupası ve Şampiyonlar Ligi&#8217;ni kazanmamışken gündeme düşen Zlatan Ibrahimoviç iddialarından sonra <a href="http://www.fcbosa.com/2009/07/zlatan-saglk-kontrolu.html">TEKNİK olarak yorumlamıştım bu değişimi</a>. O yazının her kelimesine katılıyorum ve bu sene Barça&#8217;nın nirvanaya eriştiğini düşünüyorum. Serie A&#8217;da son 5 sezondur oynadığı her takımı şampiyon yapan Zlatan ile La Liga çok kolay olur diyorum.</p>
<p>Onun dışında, Guardiola 3&#8242;lemeden hemen sonra, kadroyu genişletmeleri gerektiğini söylemişti nitekim Yaya Toure &#8211; Seydou Keita ve Samuel Eto&#8217;o Ocak &#8211; Şubat döneminde Afrika Uluslar Kupası&#8217;ndan dolayı en az 6/7 lig maçında oynayamayacaktı. Eto&#8217;o gidince kadrodan eksilmesi muhtemel oyuncu sayısı 2&#8242;ye düştü. Slyvinho &#8211; Eto&#8217;o gitti, Maxwell &#8211; Zlatan geldi baktığımızda. İlk hazırlık dönemi için Londra&#8217;ya tam 10 oyuncu götürmüştü Guardiola ve orada oynanan iki maçta neredeyse tamamen bu oyuncuları oynattı. Bu oyuncuların gösterdiği harika performanstan etkilenmiş olacak ki bu dönemde Hleb ile Caceres&#8217;in kiralık ayrılmasına da onay verdi.</p>
<p>Eto&#8217;o ve Zlatan&#8217;ın aynı anda Barça&#8217;da olması ile ilgili &#8220;Kritik mevkilerde çok fazla oyuncuya sahip olmak istemezsiniz.&#8221; sözü ile futbol anlayışını ortaya koyan Guardiola, Brezilya&#8217;nın son yıllarda yetiştirdiği en önemli yeteneklerden olan Keirrison&#8217;u da bu sezon kadroda düşünmediğini söyleyerek Benfica&#8217;ya kiralık gönderdi.</p>
<p>Onun dışında geçen sezon alınıp Leverkusen&#8217;a kiralanan Brezilya&#8217;lı stoper Henrique de bu sezon kadroda. Şu günlerde belki bir oyuncunun daha alınabileceği konuşuluyor ki Cesc ve Mascherano veya nispeten orta sahada rotasyonu sağlayacak daha düşük kalibrede bir oyuncu olabilir bu. Hiç transfer olmayadabilir gençlerin durumuna göre, bu durumda tekniği yüksek Pique defansif orta saha olarak değerlendirilebilir Katalan medyasında son günlerde yazılanlara göre.</p>
<p>Genel olarak ben başarılı buluyorum Barça&#8217;nın son iki sezondur transfer politikasını. Pep&#8217;in aklı, Txiki ve başkan Laporta&#8217;nın da iş bitirme gücüyle varolan sistemi en üst noktaya taşımaya çalışıyor Barça ve attığı adımlar takdire şayan. Kadroya şöyle bir bakacak olursak;</p>
<p>Kale: Valdes, Pinto, Jorquera<br />
Defans: Daniel Alves, Puyol, Pique, Marquez, Henrique, Abidal, Maxwell, Milito (?), Victor Sanchez.<br />
Orta Saha: Yaya Toure, Seydou Keita, Xavi, Iniesta, Busquets, Gudjohnsen.<br />
Forvet / Hücum: Messi, Henry, Ibrahimoviç, Bojan, Pedro.</p>
<p>Onun dışında <a href="http://www.fcbosa.com/2009/07/10-la-masia.html">Wembley Cup&#8217;da boy gösteren ve benim beklediğimden daha da muhteşem performans ortaya koyan pırıl pırıl gençlerimiz</a> de ihtiyaç olduğu zaman A takım için mücadele edip, tüm dünyada hayranlık uyandıran Barça altyapı akademisi La Masia&#8217;nın namını yürüteceklerdir bundan sonra transfer olmasa bile.</p>
<p><strong>Real Madrid Kaka,C.Ronaldo,Benzema gibi oyuncuları kadrosuna dahil etti.Sizce şampiyonluk şansı nedir ?</strong><br />
Bence çok düşük şansları. Topu ayağınıza almadan şampiyon olamazsınız, Xavi &#8211; Iniesta&#8217;yı Gago &#8211; L. Diarra ile karşılayacak olmaları çok komik. Kaldı ki Xabi Alonso gelse bile Barça yine çok bariz üstün, Sneijder gibi bir oyuncuyu göndermeleri çok büyük hata olacak. Bunun ayrıntısını teknik olarak aşağıdaki linklerde yer alan postlarda açıklamıştım.<br />
<a href="http://www.fcbosa.com/2009/07/neden-barca.html">Neden Barça?</a> &#8211; <a href="http://www.fcbosa.com/2009/06/nasl-yani.html">Nasıl Yani?</a></p>
<p><strong>La Liga hariç hangi ligleri izliyorsunuz ?</strong><br />
Turkcell Süper Lig, İngiltere Premier Lig&#8217;in tüm önemli maçlarını, Bundesliga, Serie A, Ligue 1&#8242;de benimsediğim takımların maçlarını ve nispeten önemli maçlarını izlerim. Onun dışında lig ayırmadan, derbi müsabakalarını izlemeye çalışıyorum, onların yeri başka. <img src='http://www.idman.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Haftada 10/15 maç izlediğim oluyor bazen.<br />
 </p>
<p><strong>Barcelona hariç dünyada favorisi olduğunuz takım var mı ?</strong><br />
Favori demeyelim de benimsediğim takımlar var. Bunlar İtalya&#8217;da Juventus, Fransa&#8217;da Marsilya, Almanya&#8217;da Bayern Münich, İngiltere&#8217;de Liverpool, Hollanda&#8217;da Ajax. Onun dışında güzel futbolu arayan bir yapıda olduğumdan Chelsea &#8211; Inter &#8211; Real Madrid gibi gıcık takımları ayrı bir yere koyar, bunların tüm potansiyel rakiplerini destekleme hakkımı saklı tutarım.<br />
 </p>
<p><strong>En beğendiğiniz teknik direktör kimdir ?</strong><br />
Son jenerasyondan Louis Van Gaal kesinlikle. Onun dışında Fatih Terim, Mircea Lucescu, Christoph Daum, Marcelo Lippi, Erik Gerets, Didier Deschamps beğendiğim ve takip ettiğim hocalardan. Kim ne derse desin, Bülent Uygun&#8217;u da beğeniyorum &#8211; takdir ediyorum. Arsene Wenger&#8217;i de çok takdir ediyordum ama son yıllarda ne yapmaya çalıştığını çözebilmiş değilim. Pep Guardiola&#8217;nın sonsuza kadar kredisi var geçen sezon itibariyle.<br />
Rahmetli Sir Bobby Robson, yaşayan efsane Sir Alex Ferguson&#8217;a ise büyük saygı duyuyorum. Artık antrenörlük yapmayanlardan ise Johan Cruyff ve Helenio Herrera&#8217;yı ise ayrı bir yere koyuyorum, çok büyük antrenördü bu ikisi de.<br />
 </p>
<p><strong>Eski bir Barçalı olan Ronaldinho ve Eto hakkında ne düşünüyorsunuz.Özellikle Ronaldinho en iyi oyuncu iken düşüşe geçti bunu neye bağlıyorsunuz ?</strong><br />
Bunu yukarıda açıklamıştım, nispeten &#8220;arıza&#8221; oyuncu bu ikisi, gayri profesyonelce hareketlerde bulunabiliyorlar. Ronaldinho&#8217;nun ve genel olarak Barça&#8217;nın Guardiola gelene kadarki düşüşünü de Rijkaard&#8217;ın kriz yönetme beceriksizliğine bağlıyorum. Eto&#8217;o &#8216;nun da Guardiola gelene kadar Ronaldinho&#8217;dan çok daha kötü 2 sezon geçirdiğini kimse unutmasın, Ronaldinho çok daha önemli benim için Eto&#8217;o &#8216;dan.<br />
 </p>
<p><strong>Barcelona&#8217;dan tanıdığınız Rijkaard Galatasaray başında başarı sağlayabilir mi ?</strong><br />
Galatasaray&#8217;da 4. sezonuna girecek olan Adnan Polat ve ekürisi 6. hoca olarak Rijkaard&#8217;la çalışacak. (Gerets, Kalli, Cevat Güler, Skibbe, Bülent Korkmaz, F. Rijkaard) 2 sene kesintisiz, ne olursa olsun kalacak deniyor Rijkaard ki ben inanmıyorum. Kendisinin Barça&#8217;da 5 senede 2 kez şampiyon olabilmiş, benzer bir şampiyonluk oranı ile Türkiye&#8217;de değil Rijkaard, Lippi &#8211; Mourinho kalamaz, kimseyi kandırmasınlar. Futbol platformlarında rastlıyorum, öyle 4-3-3 dizmekle takımı da Barcelona olunmuyor, kimse komik olmasın. <img src='http://www.idman.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Xavi &#8211; Iniesta&#8217;nın yaptığı işin %20&#8217;sini yapacak oyuncu yok Galatasaray&#8217;da, Ayhan &#8211; M. Sarp&#8217;lar ile olacak iş değil bu. Hele M. Topal, Elano, Arda şeklinde orta saha kuranlar var, çok fazla PES oynuyorlar galiba. Bu düzenin ilk senede başarılı olabilmesi bence biraz da Linderoth&#8217;a bağlı olacak, kendisi bence çok büyük önem teşkil ediyor sistem açısından. Veya o ayarda birisi transfer edilecekse bilemem ama görünen o ki edilmeyecek. Ayrıca Gökhan Zan çok kötü transfer, Sabri &#8211; Gökhan &#8211; Servet &#8211; Balta savunması, istediği kadar Milli Takım&#8217;ın 4&#8242;lüsü olsun bence çok kötü bir savunma hattı. Gören de Milli Takım&#8217;ın az gol yediğini falan zannedecek, EURO 2008&#8242;de bile en çok gol yiyen, en alakasız golleri yiyen biz değilmişiz gibi.. Kaleci Leo Franco ise bence orta sahanın defansif kısmı ve bu savunma hattı ile De Sanctis&#8217;in düştüğü duruma düşmeye aday. Çok iyi bir kaleci değil benim gözümde.<br />
 </p>
<p><strong>Tuttuğunuz takımların ürünlerini alıyor musunuz ?</strong><br />
Evet alıyorum, düzenli olarak her sezon forma ve dışarıda giyilebilecek, kullanılabilecek her türlü ürünü, maddi imkanlarım elverdiğince alıyorum. Bunun yanında yukarıda saydığım, benimsediğim takımların ürünlerini de alıyoruk tektük.<br />
 </p>
<p><strong>Galatasaraylı olarak Beşiktaş ve Fenerbahçe hakkında düşünceleriniz nelerdir ?</strong><br />
Türkiye&#8217;de güzide klüplerin başında Adnan Polat ve Yıldırım Demirören gibi, klübü arka bahçeleri gibi gören, iktidarlarını klüp menfaatlerine tercih eden, şark kültüründen gelme isimler olduğu, her ne yapmış olursa olsunlar, Bülent Uygun &#8211; Ersun Yanal gibi isimleri elit kesimler harcamaya çalıştığı sürece, dönen paralara rağmen ülke futbolunun bir adım öteye gidemeyeceğini düşünüyorum. Bu sezon için, 3 sezon üstüste şampiyonluk hedefi koyan Fenerbahçe&#8217;nin ve Mustafa Denizli ile Avrupa&#8217;da başarı hasretini dindirmek isteyen ve istikrar arayan Beşiktaş&#8217;ın ise çok doğru işler yaptığını düşünüyorum. En azından bu sene, kaliteli bir lig oynanacağına inanıyorum.<br />
 </p>
<p><strong>Taraftar gözü ile bu sene Türkiye liginin nasıl geçeceğini yorumlarmısınız ?</strong><br />
6 senelik LigTV aboneliğimi geçen sene iptal ettirmiştim, nitekim o kadar kalitesiz bir lig oynandı ve izlediğim ligler de o kadar kaliteli geçti ki hiç pişman olmadım iptal ettirdiğime. Bu sezon tüm takımların burnunun sürttüğü ve doğru adımlar attığına inandığımdan, aboneliğimi açtıracağım ve güzel, kaliteli bir lig geçeceğine inancım tam. Her sene bir miktar parayı şampiyonluk bahislerine oynarım, bu sene Barça &#8211; Bayern ve Fenerbahçe için oynadım şampiyonluk bahislerini. <img src='http://www.idman.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Aslına bakarsanız, bahisi kaybetsem bile en azından oynanan futbol güzel olsun istiyorum sadece.<br />
 </p>
<p><strong>Türk takımları Barcelona&#8217;yı örnek almalımıdır sizce ?</strong><br />
Almalıdır elbette. Ama Barça&#8217;nın hocasını, eski oyuncusunu getirmekle bu iş olmaz bir defa, onda anlaşalım. 15/16 yaşlarında genç milli takımlar ile dünyayı sallayan gençlerimiz, o zaman üstünlük kurduğu takımlardaki oyuncular Avrupa&#8217;nın en önemli oyuncular olurken hala Anadolu&#8217;da kirada sürtüyorsa, Barça da ŞL finalinde 7 oyuncusu alt yapıdan takım çıkarıp, rakibini ezebiliyor; ezeli rakibi Kaka &#8211; C. Ronaldo&#8217;yu alırken yine extra transfer yapmayıp yeni gelecek olan gençlere güvenebiliyorsa öncelikle örnek alınması gereken şey budur. Bilhassa Galatasaray için söylüyorum bunu, madem Rijkaard&#8217;a yeterince zaman vereceksiniz, o düzeni kurması için de elinizden geleni yapın. Geçen sezon harikalar yaratan Özgürcan bu sene takıma bile giremeyecek, yeni forvet transferi yapılacaksa bu iş baştan olmaz bir defa, yeni forvet kim olursa, kaç gol atarsa atsın. Uzun vadede, Barça&#8217;nın hedeflerine benzer hedefleriniz ve cesaretiniz varsa bunu yaparsınız ama görünen o ki yapılmayacak.<br />
Mevcut düzende Galatasaray&#8217;ın Barça olmasını bekleyenler, Beşiktaş&#8217;ın Del Bosque&#8217;yi getirerek neden Real Madrid olamadığını incelesinler bence.<br />
 </p>
<p><strong>Football Manager tarzı oyunları oynuyormusunuz ? Bu oyunlarda daha önceden keşfettiğiniz yıldız oyuncu oldu mu ?</strong><br />
Evet, eskiden çok oynardım şimdi oynayamıyorum, ilgimi çekmiyor ve vakit yok ayrıca. Herkes kimleri keşfediyorsa ben de onları keşfetmişimdir herhalde, nitekim bu oyunlar ile gerçek futbol bir olamaz, futbol similasyonu PES de aynı şekilde. Ribery&#8217;nin hatta Messi&#8217;nin çok ciddi sinyaller verirken, menajer oyunu veritabanlarında çok kötü yapıldığını net olarak hatırlıyorum.<br />
 </p>
<p><strong>Son olarak bu sene tüm dünyada sizce hangi takımlar , hangi oyuncular ve hangi teknik direktörler çok konuşulacak ?</strong><br />
Bu sezon Manchester City bence kalite olarak İngiltere&#8217;de 3. sıraya yükseldi, onlar çok konuşulacak. Juventus&#8217;da Guardiola modeli ile başa gelen ve iyi bir takım kuran Ferrera&#8217;dan da başarı bekliyorum. Ve tabi ki Barça, başarılarına devam ederek yine tüm dünyada hayranlık uyandıracaktır. Real Madrid ise başarı gelsin gelmesin, namım yürüsün, merchandise ile gelirlerim artsın mantığı ile, önceden her sene bir yıldız alırken, şimdi göz önündekilerin hepsini korkuyla fahiş fiyatlara bir defada alıp, doğru yerlere doğru transferler yapmayarak; Cruyff ile başlayan ve Guardiola&#8217;nın öğrencileri ile zirve yapan, Zlatan&#8217;ın gelmesi ile mükemmelleşen Barça modeline yenik düşecektir, ki bu senenin en çok konuşulan konusu bu olacaktır.</p>
<p><strong>Röportaj için teşekkür ederim.</strong></p>
<p>Ben teşekkür ederim, yayın hayatınızda başarılar dilerim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idman.org/oguz-serdarla-taraftar-gozu-ile-futbol-ve-barcelona-hakkinda-konustuk.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tolga Özek ile spor yazarlığı ve Ankara takımları hakkında konuştuk</title>
		<link>http://www.idman.org/tolga-ozek-ile-spor-yazarligi-ve-ankara-takimlari-hakkinda-konustuk.html</link>
		<comments>http://www.idman.org/tolga-ozek-ile-spor-yazarligi-ve-ankara-takimlari-hakkinda-konustuk.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Jul 2009 23:32:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Spor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara takımları]]></category>
		<category><![CDATA[Ankaragücü]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlerbirliği]]></category>
		<category><![CDATA[Hacettepe]]></category>
		<category><![CDATA[Spor yazarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Tolga Özek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idman.org/?p=19</guid>
		<description><![CDATA[                                 
Spor yazarları, taraftar ve futbolcular ile olacak röportaj serimiz başlamıştır.İlk konuğumuz Ankara takımlarını takip edenlerin yakından tanıdığı Tolga Özek ile hayatını, spor yazarlığını ve Ankara takımları hakkındaki görüşlerini konuştuk.

Tolga Özek kimdir ? Spor yazarlığına ne zaman başladı ? Neler yapmaktadır ?
Hacettepe Üniversitesi İstatistik bölümü mezunuyum. Okul hayatım sona erdiğinde Escort Computer’ın FSTATS çalışmalarında yer alarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>                                 <img src="http://www.idman.org/resim/tolgaozek.jpg" alt="" width="249" height="147" /></p>
<p>Spor yazarları, taraftar ve futbolcular ile olacak röportaj serimiz başlamıştır.İlk konuğumuz Ankara takımlarını takip edenlerin yakından tanıdığı Tolga Özek ile hayatını, spor yazarlığını ve Ankara takımları hakkındaki görüşlerini konuştuk.</p>
<p><span id="more-19"></span></p>
<p><strong>Tolga Özek kimdir ? Spor yazarlığına ne zaman başladı ? Neler yapmaktadır ?</strong></p>
<p>Hacettepe Üniversitesi İstatistik bölümü mezunuyum. Okul hayatım sona erdiğinde Escort Computer’ın FSTATS çalışmalarında yer alarak futbol kariyerime başladım. 2004-2005 sezonundan sonra  “ben neden yazarlık yapmıyorum ki!” sorusu için için beni kemirmeye başladı. 2005-2006 sezonu ile birlikte Ntvspor.net’te Ankara takımlarını yazmaya başladım. 2009-2010 sezonu itibariyle de yazılarımla SporX.com’dayım. Ayrıca, internet reklamcılığı ve yayıncılığı alanlarında ilerletmek istediğim işlerim var.<br />
 <br />
<strong>Spor yazarlığını özellikle de Ankara takımlarını yazmayı neden tercih ettiniz ?</strong></p>
<p>Bu alanda gerek internette gerek ise genel olarak Ankara takımlarını yazan, çizen ve en önemlisi teknolojiyi kullanarak taraftar  eğilimlerini iyi anlayan, diyalog kuran kimseler yoktu. Elbette Ankara takımlarını yazan çok değerli büyüklerimiz var ama bu anlamda birçoğunun hala çok eksik olduğunu düşünüyorum. Çünkü benim için sahadaki futbol elbette çok ama çok önemli fakat futbol hayatımızın rengi olduğuna göre taraftardaki, seyircideki en ufak bir renk bile manidar, yazmaya değer olabiliyor.</p>
<p><strong>Yazılarınızda Ankara takımlarını yazarken ne kadar duyarlısınız ?</strong><br />
 <br />
Ankara takımlarını yazarken açıkçası Ankara takımları lehine son derece duyarlıyım. Bu fanatizm ya da taraftarlık manasında bir subjektivite değil ama onların desteklenmesi gerek, özellikle dört büyükle oynadıkları maçlarda desteğimi her zaman daha belirgin koymuşumdur. Çünkü ben Ankaralıyım. Hani bir söz var, evrensel düşün yerel yaşa diye bazen yerini buluyor. Elbette, Anadolu takımlarına karşı oynadıkları maçlarda, Ankara’ya gelen takımların o maçtaki performansına da detaylı bir biçimde değinmeye çalışıyorum.<br />
 <br />
<strong>Takip ettiğiniz yerel,yabancı kaynaklar ,ligler , spor yazarları ve takımları paylaşırmısınız ?</strong></p>
<p>Takip ettiğim yerel ve yabancı kaynaklara gelince, elbette genel geçer yorumları ile kabul görmüş bir Hıncal Uluç’u, bir Haşmet Babaoğlu’nu elimden geldiğince takip ediyorum. Ankara futbolundan Atilla Türker’i, Meriç Enercan’ı takip ederim.  Bir Football Manager bile benim için ciddi bir veri oluşturuyor. İngiliz / İskoç ligine dair haberlerin yayınlandığı o ülkelerin gazetelerinin web sitelerini okumaya gayret gösteriyorum.  İskoçya-İngiltere liglerini takip ederim, her ligden sevdiğim bazı takımlar vardır, örneğin Fransa’dan Auxerre, İskoçya’dan Celtic, İngiltere’den eskiden Southampton’ı çok severdim nedense bana sıcak gelirdi, takip ettiğim takımlar genel itibari ile 1.seviyedekiler değil bir adım geridekiler.</p>
<p><strong>Futbol dışında hangi spor dallarını takip edersiniz ?</strong><br />
 <br />
Futbol dışında tenisi çok severim. Türkiye’de sadece Roland Garros ve Wimbledon ve nadiren Avustralya Açık Tenis Turnuvası ile gündeme gelmesini çok üzücü buluyorum. Ülkemizde yapılan WTA İstanbul Cup bile bence yeterli ilgiyi görmüyor ama giderek bu konuda bir gelişim var, tenis yazarı okumak isterim ülkemizde.  Bayan voleybolunu izlemeyi seviyorum zira oyun kolay kolay tamamlanmıyor heyecanlı geçiyor maçlar.</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;den beğendiniz teknik direktör ve futbolcular kimlerdir ?<br />
</strong> <br />
Türkiye’den teknik direktör olarak  Bülent Uygun’u çok beğeniyorum. Ankaragücü’nün eski hocası / kaptanı Hakan Kutlu’nun iyi yerlere gelmesini diliyor ve bekliyorum. Yabancılardan Mourinho ve Martin O’Leary favorilerimden. Ankara futbolundan Murat Kalkan sol kanatta, Kayseri’ye giden Hakan Aslantaş, Hacettepe’den Gençlerbirliği’ne giden Orhan Şam, Türkiye genelinde ise Arda Turan ve Uğur Boral’ın futbolunu izlemekten keyif alıyorum.</p>
<p><strong>Ankara takımlarının diğer anadolu takımları ile arasında ne gibi farklar var sizce ?</strong><br />
 <br />
Ankara takımlarının yapısı diğer Anadolu takımlarına benzediği ölçüde bir o kadar da farklı durumda aslında. Gençlerbirliği, taraftar sayısı stada giden seyirci bazında çok değildir, ama son derece kaliteli bir seyirci kitlesine sahipler. Eğitimli, kültürlü, okuyan, sorgulayan bir kitle, yeri geldiğinde tribünde en ufak bir “küfür parıltısı”nı bile hemen bastırırlar, garipserler. Hakeme sövmeleri bile “acemi hakem” düzeyinde olur, aralarında maç izlemekten çok keyif alırım. Ankaragücü seyircisi, belki biraz Bursa seyircisine benzemekle birlikte hayatı, her şeyi Ankaragücü olan bir topluluk. Zaman zaman otokontrolü kaybeden seyirci kitlesi azınlıkta ve son yıllarda genel seyirci kitlesi, bu konuda oldukça hassas davranıyor, forumlarda, bloglarda birbirlerini tembihliyorlar. Sosyal medya ve internetin gücü bu anlamda yerini çok iyi bulabiliyor her iki takım için de. Hacettepe, benim için çok özel. Oftaş, Bank Asya’da mücadele ederken Cebeci Stadı’na gider izlerdim, Hacettepe mezunu olmamın verdiği bir isimsel etki ile de yeri çok özel, dilerim geri dönecekler ve Ankara’nın fazlalık takımı olmadıklarını kanıtlayacaklar. Ankaraspor ise, yöneticileri ve bağlı olduğu belediye anlayışı ile asla takip etmediğim bir takım. 250 TL’lik biletin satıldığı Ankaraspor-Ankaragücü maçında taraftarın girememesi nedeniyle  o tarihten bu yana asla yazmadım, ilgilenmiyorum.</p>
<p><strong>Ankara takımlarının bu seneki transferlerini değerlendirir misiniz ?<br />
</strong> <br />
Ankara takımlarının transferlerini bu sene Ankaragücü haricinde henüz bekleyelim-görelim diyebiliyorum. Ankaragücü’nün Vassell’i alması bile bir hava kattı. Başkanını çok seven bir taraftar kitlesi var ve bu takıma da olumlu yansıyacak. Hikmet Karaman, kendi karakterine uygun oyuncuları aldı fakat Cihan Haspolatlı transferinin çok faydalı olacağını düşünmüyorum. Gençlerbirliği, Hacettepe’deki kaliteli futbolcularını ana takıma geri aldı ve kendi bünyesinde fazla forma şansı bulamayan oyuncuları Hacettepe’ye aktardı. Bu mor-beyazlıların Turkcell Süper Lig’e dönmesi açısından faydalı olacak olmasına ama, Gençlerbirliği bu sene çok sıkıntı çekebilir diye düşünüyorum. Hacettepe’deki kadroyu tamamen dağıtıp, Gençlerbirliği’ndeki gençleri aktarmaları ve Gençlerbirliği kadrosunu baştan kurmaları daha manidar olabilirdi. Dilerim ben yanılırım.</p>
<p><strong>Spor yazarlığı para kazandırır mı ?</strong></p>
<p>Spor yazarlığı doğru yazdığınızda, iletişimi iyi kurduğunuzda ülkemizde çok büyük maddi getirileri olmamasına rağmen hayattan daha çok keyif almanıza neden oluyor. Yeni insanlar tanıyorsunuz, olumlu veya olumsuz eleştiriler ile kendinizi geliştiriyorsunuz.</p>
<p><strong>Son olarak bu işi düşünen arkadaşlara ne önerirsiniz ?</strong></p>
<p>Benim önerim, bu yönde ilerleyecek arkadaşların mutlak surette şahsi bir blog tutmaları – kabul ediyorum ben de bu konuda geç kaldım – ve spesifik noktalarda ilerlemeleri. Yani, Fenerbahçe-Beşiktaş-Galatasaray yazan çok kişi var ama Anadolu takımları yazan hatta futbolun dışında tenisi takip edebilen, yazan, voleybola ilgi duyan birileri gerekiyor. Ayrıca, mutlaka iletişim kanallarını açık tutmak gerekli, zira özellikle futbolda artık taraftarların kendi blogları, forumları, siteleri var, bazı noktalarda sizden daha ileri olabiliyorlar, siz onların gönül verdiği “takımların” bir sunum noktası olmalısınız, elbette takım, yönetim, taraftar tüm doğruları ve yanlışları açıklayarak.<br />
 <br />
İdman.org’a bu röportaj için çok teşekkür eder, yayın hayatında başarılar dilerim.</p>
<p>Biz de bu keyifli röportaj için teşekkür ederiz Tolga Özek. Başarılar dileriz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idman.org/tolga-ozek-ile-spor-yazarligi-ve-ankara-takimlari-hakkinda-konustuk.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
